1. Skip to Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer>

Karpuz Kabuklarını Çekirdekleriyle Yemek

Yazdır E-posta

Taşkın Eslek - 02 Eylül 2011

Aziz Yıldırım’ın suçlu olduğu kesin. Fakat Berk, henüz suçu kanıtlayacak delillere ulaşamadığı için, tutukluluk süresini uzatarak, işkence ile itiraf etmesini bekliyor. Sayın Berk’in acelesi yok ama Aziz Yıldırım’ın sağlık durumu direnmeye ne kadar dayanır bilmem. Ben olsam, Galatasaray maçında Galatasaray yönetimi ile anlaşarak şike yaptırdığımı çoktan kabul ederdim. Fenerbahçe ile Galatasaray arasındaki şikenin, Trabzon tarafından öğrenilmesi sonucu, Galatasaray, Trabzonspor’a yatmak zorunda kalmıştı. Söz konusu bu iki maçta şike olmadığını ispat etme yükümlülüğü artık sayın Berk ve Futbol federasyonuna aittir. İtiraf beklentisine başka nasıl karşılık verilebilir ki…

Peki bu itirafımızı beğenmediyseniz, size geçenlerde dinlediğim bir fıkrayı anlatayım.

Bir gün eşek ormanda gezinirken yaralı ve bitkin bir vaziyette olan kurt ve tilki ile karşılaşır. Her ikisi de yürüyemez haldedir. Eşeğe, kendilerini taşımalarını için rica ederler. Hem bizde seni,  ormanda başına gelebilecek tehlikelere karşı koruruz vaadi ile eşeği ikna ederler.

Eşek, ormanda günlerce tilki ve kurdu sırtında taşır. Günlerden bir gün yaraları iyileşen kurt ve tilkinin canı et çeker. Tilki, Kurda eşeği yemeyi teklif eder.

Kurt;  Nasıl olur bizi bunca taşıdı ve biz kendisine söz verdik der.

Tilki; Sen merak etme, biz bir mahkeme kuracağız ve suçlu olanı cezalandırılmasını isteyeceğiz. Nasıl olsa biz çoğunluk olduğumuz için, eşeği suçlu bulmanın bir yolunu buluruz diyerek kurdu ikna eder.

Kurt ve Tilki, bu tekliflerini eşeğe söylerler. Eşek şöyle bir düşünür ve nasıl olsa bir suç işlemediğinden emin olduğu için,  peki kabul der.

Önce sahneye kurt çıkar; Ben çok kötüyüm. Geçenlerde bir sürüye saldırdım ve oradaki bir koyunu kaparak yedim ve koyunun yavrularını öksüz bıraktım der.

Tilki hemen atılır; Yok hayır kurt kardeş, koyun senin hakkındı ve sen sadece hakkın olanı yedin der.

Ardından tilki sahneye çıkar; Asıl suçlu olan benim. Geçenlerde bir kümese girerek bir tavuk kaptım ve bir sürü civcivi öksüz bıraktım diye yakınır.

Söz alan kurt; Hayır tilki kardeş, sen kötü bir şey yapmadın. Sen sadece hakkın olanı yedin diyerek tilkiyi haklı çıkarır.

Sahneye en son çıkan eşek ise; Benim sizin gibi kötü işlerim yok. Ben sadece belediyenin çöplüğünde karpuz kabuklarını yiyerek geçinip gidiyorum işte der.

Tilki hemen atılır; Peki sen karpuz kabuklarını yerken çekirdeklerini de yedin mi? diye sorar.

Zavallı Eşek ne bilsin; Elbette yedim çekirdeklerini ayıklayacak değildim ya,  diye söylenir.

Tilki; Bak bu olmadı işte, karpuz kabuklarını yedin tamam. Bu senin sonuna kadar hakkındı. Peki çekirdeklerini neden yedin diye söylenir. Bak kurt, koyunu yiyip, kuzuları bırakmış, ben tavuğu yedim civcivleri bıraktım, sen karpuz kabuğunu yedin, peki ya çekirdekleri ne hakla yemeye kalkarsın diyerek, kurt ile birlikte zavallı eşeğin üstüne çullanırlar.

Kurt ve Tilkiler, şimdi Aziz Yıldırım’a, karpuz kabuklarını neden çekirdekleri ile birlikte yediğini sorguluyor. Bayanlar basketbol ligi şampiyonluğunu aldın tamam erkeklerde ne diye şampiyonluğu Galatasaray’a bırakmıyorsun. Voleybol erkekler,  bayanlarda şampiyon oldun futbol’u neden Trabzon’a bırakmıyorsun diyerek, üstüne çullanmış durumdalar.

Aslında siyaset, ticaret ve futbol dünyasının duayenleri ve yardakçısı medya, ne olup bittiğini gayet iyi biliyor. Konunun ne teşvikle ne de şike ile bir ilgisinin bulunmadığı açık. Yargılama süreci, pazarlık sürecinin etkin bir parçası. Aziz Yıldırım ve Fenerbahçe’ye köşeye sıkıştırılmış, ne olduğunu henüz bilmediğimiz bir konuda itiraf değil,  ikna edilmeye çalışılıyor.

Fenerbahçe’nin şampiyonlar liginden atılmasını sağlayan, Uluslar arası Robin Çetesinin ülke içindeki 530 yıllık gelenekçileridir. Galatasaray’ın, UEFA’ya başvurusu ile birlikte, bu kararın çıkacağından emin olan Mehmet Ali aydınlar; Artık sonuçlarına hep beraber katlanacağız diyerek Galatasaray yöneticilerine sitemde bulunduğu, güzide medyamız tarafında hemen unutuldu. Aradan birkaç gün geçmeden UEFA’nın aldırdığı karar ile Mehmet Ali Aydınlar’ın bu demeci arasındaki bağlantı, nedense hiçbir spor yorumcusunun ilgi ve dikkatini çekmiyor. Hangisine inanalım; tüm spor yorumcularının aptal olduğuna mı, yoksa bizim aptal olduğumuza mı? Tercih sizin…

Konuya sportif açıdan bakılacak olursa, Robin Williams çetesinin, bu kadar güçlü ve etkin olduğuna inanmak kolay değil. Başka ülkelerin iç işlerine ve ülkede olup biten her lüzumsuz konuda,  güçlü yorumları bulunan Tayyip Erdoğan’ın,  savcı Berk’ten korktuğu anlaşılıyor. Ne zaman Fenerbahçe sorusu ile karşı karşıya kalsa, çareyi tüymekte buluyor. İsrail’e karşı çıkabilirsiniz ama Robin Williams çetesine asla….

Müzesinde UEFA kupası bulunan 530 yıllık gelenek, bu alanda uluslar arası etkin bir lobi gücüne sahiptir. UEFA kupasının,  Fatih Terim’in olmayan futbol bilgisi ve taktikleri ile alındığını sananlar için ağır gelebilir ama bu kupa, uluslar arası Robin Çetesinin, 530 yıllık geleneğe hediyesidir. Bu kupanın ardından gerçekleşen, Fatih Terim’in İtalya’ya transferi ve kendisine verilen devlet nişanı, Terim’in İtalyan futboluna katkıları ve taktiksel dehasına değil, Abdullah Öcalan nedeniyle bozulan İtalya-Türkiye ilişkilerindeki piyon rolüne verilmiştir. Savcı Berk, şike arıyorsa, Galatasaray’ın  Şampiyonlar liginden UEFA kupasına gitmesini sağlayan Galatasaray-Milan maçını incelemeye almalıdır. Eğer futbolda şike ile ilgili özel bir merakı varsa, kendisine bu maçtan epey malzeme çıkaracaktır. Bu çabasının kendisine uluslar arası ün kazandıracağından da eminim...

Futbol ile yakından ilgili olanlar bilirler ki, herhangi bir maçta “Şike ve Teşvik” olup olmadığını anlamak için telefon dinlemek yerine maçları izlemek yeterlidir. Futbol topu ile voleybol topunu birbirinden ayırt edemeyecek işadamlarımızın, mafya babalarının, futbol yöneticiliğine olan ilgisi, spor aşkı ile açıklanamaz. Bu kadar karlı, karanlık ve yüksek cirolu bir sektörün, basit futbol kuralları ile yönetilebileceğine inanmak gerçekten zordur. Başaranları kutlarız.

Konunun detaylarını ilerleyen süreçte, öğrenme şansımız olup olmadığını kestiremiyorum. Bildiğimiz konunun, temizlik işleri ile ilgili olmadığıdır.

Bu nasıl bir temizlik işi ise, bizim burnumuza sürekli kötü kokular geliyor…

Saygıyla

Taşkın Eslek

 

Seçme Haber

Demokrasi Getirmek

ABD, nükleer silah bulundurduğu gerekçesiyle Irak’a girdi. Bulamayınca bu sefer “Demokrasi getireceğim” dedi, 1 milyona yakın insan, hayatını kaybetti ve sonuçta Irak ikiye bölündü.

Devamı...