CHP'den Nasıl Kurtulacağız?
AKP’den kurtulmak için CHP… Peki ya CHP’den kurtulmak için ne yapacağız? CHP’nin devletçi, seçkinci, tepeden inmeci, faşist yüzü, basit, sıradan, ucuz bir Kılıçdaroğlu posteri ile kapatılmaya çalışılsa da, statükoculuğun ve faşizmin kokusunu örtmeye yetmiyor kuşkusuz. Sözü ziyan etmeden, doğrudan Kılıçdaroğlu’ndan başlayalım. CHP’lilerin, Kılıçdaroğlu’nun basit, sıradan, ucuz söylemlerine herhangi bir itirazı yok. Aksine, “ucuz malın alıcısı çok olur” gibi bir politik anlayışı kolaylıkla ve içtenlikle benimsemişler. Kemal Sunal filmleri, halkımız tarafından tutuyorsa, Kemal Gandi’ninkiler neden tutmasın?
Kılıçdaroğlu’nun genel başkan seçildiği, CHP kurultayında, mikrofon uzatılan her CHP’linin; iktidara geliyoruz, iktidara yürüyoruz, iktidara koşuyoruz… dışında bir şey söylemediği sanırım henüz unutulmamıştır.
Neden iktidar olmak istediklerinin açıklama gereği duymamaları, bir “iktidar özlemi” mi yoksa “iktidarsızlık kompleksi”mi bilmem. Bildiğim bu yoldaki kararlılıklarıdır. İktidarsızlığı sona erdirme kurultayında, Kemal Gandi’nin, adaylığına biraz geç destek veren iki il yönetimi ve gönülsüz destek veren bir il yönetimi, görevden alınırken, doğal ve sıradan karşılanmıştır. Bu kararlı tavır, yumuşaklığın yerini sertliğe bırakacağının ilk işaretleri olarak CHP’lilerce sevinçle karşılanmış olmalı.
Birkaç gün önce referandumda Evet oyu kullanacağını açıklayan Eşref Erdem’in, gecikmesizin, kesin ihraç talebiyle disiplin kuruluna sevki, yumuşak yüzlü, sert kafalı, yeni CHP politikasının sonucu olsa gerek.
Kamuoyunun öğrenme şansı olmayan bir olayı da, biz paylaşalım. DSP Tuzla ilçe örgütü 18 Temmuz 2010 tarihinde, Tuzla halkının sağlığını tehdit eden “Zehirli variller ve Atık sular” için bir imza kampanyası başlatmıştı. Tuzla halkının büyük ilgi ve desteğini alan bu kampanyada kısa sürede 20.000 aşkın imza toplandı. Kampanyanın henüz 3. gününde, “ Arıtmanın Kokusuna, Zehirli Varillere Hayır” yazılı pankartlar CHP’liler tarafından kesilerek, yerlerine sadece “CHP Tuzla İlçe Örgütü” yazılı pankartlar konmuştur. Kampanyanın 7. gününde, DSP standı, CHP ilçe başkanı, CHP il yönetim kurulu üyelerinin de içlerinde bulunduğu silahlı çete tarafından basılmıştır. Baskında, Tuzla halkından toplanan imza formları yırtılmış, DSP ilçe başkanı, eşi, çocuğu ve bir avuç gönüllü partilimiz tartaklanmıştır.
Bu durumu protesto etmek için, CHP İstanbul İl Başkanlığını ziyaret eden, DSP il başkanı başkanlığındaki kurulu, CHP il başkanı Berhan Şimşek, nezaketi aşan, haddini bilmez tavırla karşılandığı gibi, ANAP’tan devşirilen finansör CHP Tuzla ilçe başkanını, aşağıda yazdığımız cümlelerle savunmaya kalkışmıştır.
Berhan Şimşek, asılan pankartlarımızı kast ederek;
“…kurşun pankartla da atılır, namludan da çıkar”
DSP ilçe başkanının gazeteci olduğunu anımsatarak;
“…kalemşor de, silahşor de benim için birdir”
DSP standını basan CHP’lilerin silahlı olmasını ise
“ Bu çok önemli bir şey değil, bugün herkesin belinde silah var”.
Bu satılara, yorum yapmak için hiç değilse, Berhan Şimşek kadar terbiyesiz olmak gerektirdiğinden, yorumu, CHP’lilere bırakıyorum.
DSP’nin kuruluş çalışmalarından bugüne dek, sayısız SODEP, SHP ve CHP saldırıları, karalama kampanyaları, pankart kesme, afiş yırtma olayları ile karşılaştığım için, Berhan Şimşek’in tavrı ve tarzı, bana şaşırtıcı gelmiyor. CHP’nin faşist yüzünü, yalancı ve sahtekâr yüzünü iyi bilenlerdeniz.
CHP’lilerin, bu yazdıklarıma alınmayacaklarını biliyorum. Çünkü bütün bunlar, CHP’lilere göre, politikanın basit bir gereği. Yıllardır, CHP’lilerin neler yaptıklarını anlatmaya çalıştığım her CHP’linin, umursamaz bir tavırla, bu tür politikaları ne kadar içtenlikle benimsediklerini gördüğüm için iddialı yazıyorum.
Keşke bu yazdıklarım, hiç değilse birkaç CHP’linin yüzünü kızartabilse, bana tepki gösterip kızabilseler, hayır bunlar doğru değil, biz asla böyle bir şey yapmayız diyebilseler. Aksine Berhan Şimşek gibi gerile gerile, büyük bir övünç ve gururla bu tür politika ve politikacılara sahip çıkıyorlar.
Açıkça yazalım. CHP bir siyasal parti değil, bir çıkar çetesidir. Bu yüzden en çok tepkilendiğim söylem; “CHP-DSP birleşsin” nutuklarıdır. Biz Demokratik Solcuların, CHP ile paylaşabilecekleri hiçbir ortak yan yoktur.
Biz yazımızı, yazı başlığına dönerek bitirelim. “AKP’den kurtulmak için CHP” diyerek politika yapanlar, yarın “CHP’den kurtulmak için yeniden AKP” demek istemiyorsa, DSP’yi, CHP’den olabildiğince uzak tutmalı ve DSP’yi meclise sokmak için var gücüyle çalışmalıdır.
Saygıyla
Taşkın Eslek
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
YAZARLAR
Seçme Haber
| Demokrasi Getirmek |
|
| Devamı... |




ABD, nükleer silah bulundurduğu gerekçesiyle Irak’a girdi. Bulamayınca bu sefer “Demokrasi getireceğim” dedi, 1 milyona yakın insan, hayatını kaybetti ve sonuçta Irak ikiye bölündü.
