1. Skip to Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer>

Kendi’leri İçin Başka, ‘Öteki’ler İçin Başka

Süleyman Yağız - 12 Şubat 2012

‘KENDİ’LERİ İÇİN BAŞKA, ‘ÖTEKİ’LER İÇİN BAŞKA!

SÜLEYMAN YAĞIZ
www.suleymanyagiz.net

“MİT Yasası’nın 26’ncı Maddesi, CMK’nın 250’nci Maddesi’ne göre özel hükümdür. Çünkü CMK genel bir kanun, MİT Kanunu özel bir kanun. Özel hüküm bulunan yerde genel hüküm uygulanmaz ve bu çerçevede 26’ncı Madde uygulanması lâzımken, ona göre izin alınması gerekirken bunun uygulanmaması yasaya aykırı bir durumdur. (…) Ama maalesef savcılık makamı farklı bir değerlendirme yaptı" (11 Şubat 2012)

Bu sözler, Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’a ait… Ve çok doğru…

***

Bozdağ, iki gün önce de şöyle demişti:

“Ülkenin güvenliğiyle ilgili verilen görevleri yapmak MİT’in yasa ile verilmiş vazifesidir. Bu vazifesini yaparken terör örgütlerinin içine sızmış olması onun yine kendi görevidir. (…) Ama siz (…) elma ile armudu birbirine karıştırırsanız, o zaman bu noktada görevini yapan, canı pahasına ülkesi için hizmet eden insanları, ‘terör örgütü ile işbirliği yapıyor’ diye itham noktasına gidilebilir ki, bu da fevkalade yanlıştır.

Ben onun için soruşturmanın şu aşamada ortaya çıkan bilgileri çerçevesinde, bir hukukçu kişi olarak bu soruşturmanın işin doğrusu hukuki mantığını hâlâ anlamış değilim. (…) Benim gördüğüm, ortaya çıkan şeylere baktığınızda işlenen herhangi bir suç yok. Yapılan bir vazife var. Bu vazifenin suç olduğuna dair yorumlar görüyorum. Hâlbuki suçlar yorumlarla oluşturulmaz, kanunlarla oluşturulur.” (9 Şubat 2012)

Evet, bu sözler de Bozdağ’a ait…

Ki, bunları da -MİT hakkındaki iddialar henüz mahkeme kararıyla kesinleşmediği için- şu aşamada doğru kabul etmemiz gerekiyor…

E peki neden söyledi bunları Bozdağ?

MİT Müsteşarı Hakan Fidan ve diğer dört MİT’çi, “şüpheli” olarak özel yetkili savcılığa ifade vermeye davet edildikleri için…

AYNI DUYARLILIĞI GÖSTERDİ Mİ?

Ama aynı Bozdağ,  eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, özel yetkili savcılıkça ifadesi alındıktan ve özel yetkili ağır ceza mahkemesince tutuklanarak Silivri’ye gönderildikten sonra aynı duyarlılığı gösterdi mi?

Hayır! “Türkiye hukuk devletidir” dedi ve şöyle devam etti:

“Herkesin hukuk karşısında eşit olduğunu görmek önemlidir. Hukuk karşısında makamı, mevkii ne olursa olsun bütün insanlar eşittir. Yargılama da bu eşitlik çerçevesinde devam etmelidir. Umarım yargılama kısa sürede sonlandırılır. Gerçek ortaya çıkar.” (9 Ocak 2012)

Bozdağ adeta sevinmiş! Bir, zil takıp oynamadığı kalmış!

Fakat hakkını yemeyeyim: “Yargılamanın kısa sürede sonlandırılması umudunu” dile getirerek, durumu idare de etmiş!

***
Oysa, eski/yeni genelkurmay başkanları ve kuvvet komutanlarının Yüce Divan sıfatıyla Anayasa
Mahkemesi’nde yargılanmaları gerekiyor.

Konuyla ilgili Anayasa değişikliğini de başkaları değil, bizzat AKP’liler yaptı…

Birçok değişikliğin yanı sıra bunu da yaparak milletten onay aldılar.

Ne ki, hiçbir AKP’linin, Başbuğ’un tutuklanmasından sonra kendi yaptıkları Anayasa değişikliğine sahip çıktıklarını görmedim…

Örneğin, AKP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Gedikli de “Burada bireysel herhangi bir şey yok. Hukuk karşısında herkes eşit” dedi.

YUVARLAK LAFLAR

Ne demek oluyor bu sözler?.. “Kendileri için başka, ‘öteki’ler için başka” demek oluyor…

Çünkü artık “kendi”lerinden olmayanları “öteki” görüyorlar!

Hakan Fidan, Başbakan’ın özel önem verdiği biri olduğu için onunla ilgili “hukukî” demeçler veriyorlar…

Fakat Başbuğ örneğinde olduğu gibi, “öteki” gördüklerinin başlarına bir hâl geldiği zaman, “Türkiye bir hukuk devletidir. Herkes kanun önünde eşittir” gibi yuvarlık laflar ediyorlar.
Böyle olanlar; yâni kendilerinden olmayanları “öteki” görenler, kesinlikle gerçek demokrat olamazlar. Hele hele “ileri demokrat” hiç mi hiç olamazlar.

Gerçek demokratlar, kendilerine yapılan haksızlığa itiraz ederken aynı ya da benzeri haksızlıklar başkalarına yapıldığı zaman da aynı duyarlılığı, aynı tepkiyi gösterebilenlerdir.

HUKUKA EN UYGUN ÇÖZÜM

Evet, MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın, özel yetkili savcı tarafından -Başbakan’dan izin alınmadan- ifadeye çağrılması, bana göre de hukuka, hatta kanuna aykırıdır.

Evet ama İlker Başbuğ’un yanı sıra hâlen tutuklu olan öteki kuvvet komutanlarının özel yetkili mahkemelerce yargılanmaları da hukuka ve kanuna aykırıdır.

Şunun da altını çizeyim ki, Hakan Fidan’ı özel yetkili savcıya göndermemek için özel kanun çıkarmak da -kanunîdir ama- hukuka uygun değildir.

Çünkü, bu yolla “kişiye özel” kanun çıkarılmaktadır.

Oysa bu bir ders olmalıydı… Ve yeri gelmişken, Başbuğ ve tutuklu kuvvet komutanlarının da Anayasa değişikliğine uygun biçimde yargılanmalarının önü açılmalıydı…

Dahası, özel yetkili yargılama sürecine kökünden son verilmeliydi…

Yâni, özel yetkili mahkemeleri tümden kaldıracak yasal düzenlemelerin yapılacağı müjdesi verilmeliydi…

Hukuka en uygun çözüm de bu olurdu…

 

Seçme Haber

Altmışların Ana-Babalarına Ağıt

*Ve “unumu eledim, eleğimi astım” diyerek köşesine çekilen günümüzün ana-babalarına;  “İş düştü başa…Haydi çıkın sokaklara…Aldırmazsanız bugün yaşananlara; biliniz ki yarın çocuklarınız tarafından yargılanma 

Devamı...