1. Skip to Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer>

Okyanus Fatihimiz Ne Yapıyor?

Galip Baysan - 28 Ekim 2011

OKYANUS FATİHİMİZ NE YAPIYOR?

Ard arda gelen acı şehit haberleri ve Van Bölgesindeki ağır hasar veren zelzele ve yıkım haberleri bütün Türk ulusunu oldukça üzdü ve yordu. Böyle günlerde bazen olumlu bir haberin etkisi bir yerde hepimizi biraz rahatlatıyor ve sanki yaramıza merhem oluyor. Sadece bu amaçla bu yazımızda gündemi değiştirmek ve sizlere bir Türk gencinin elde ettiği bir başka muhteşem başarıyı duyurmak istedik.

Bir yazımızda “ Okyanus Fatihi” 0larak tanımladığımız ve ard arda elde ettiği muhteşem başarılar sonucu artık ülkemizin ve Dünyanın en büyük Okyanus sporcusu kabul edilen ve kırılması imkânsız rekorlarla, Guines kayıtlarında yer alan sporcumuz Erden Eruç hakkında çoktandır size bilgi veremedim. Onun bu büyük yolculuğu hakkında bize gelen en son mesaj şu heyecan verici bilgileri içeriyordu.

 “ 2 Ekim 2011    (25.8157S,14.1876E)   Denize açıldım...

Luderitz'teki iskeleden Pazartesi sabah, yerel saatle 0900'da kürek çekmeye başladım. O akşam ortama alışmak ve çıkacak karmaşayı azaltmak için teknede uyumuşum. Dört-beş ayımı aynı kabinde geçireceğim.”

 “Erden.”

Erden Eruç’un bu güne kadar sadece bilek ve bacak adaleleri ile yüreğini kullanarak başardığı işleri şöyle hatırlatabiliriz.

- Yaşamını sürdürdüğü Amerika’nın Seattle şehrinden Kuzey Amerika Kıtasının en yüksek dağı olan McKinley Dağına ulaşmak için Alaska'ya gidiş-geliş 5.546 (9150 Km.) mil yolu sadece bisikletle kat etti.

-  6,194m yüksekliğindeki McKinley dağının zirvesine bayrağını dikerek ilk zirve tırmanışını başarmış oldu. (29 Mayıs 2003)

-  Seattle'dan Miami'ye 3,980 mil bisikletle gitti. (3 Ekim-24 Aralık 2004)

-  Daha sonra mevsimin verdiği şartlar nedeni ile Portekiz’e gelen Eruç oradan ilk olarak Kürekle Atlas Okyanusunu geçmek için teknesine bindi. Lizbon'dan Guadeloupe'ye kadar 4,557 mil mesafeyi kürekle gitti. Erden Eruç  Kanarya Adalarından Guadeloupe'ye kadar tek başına yol alarak, Atlas Okyanusunu kürekle geçmeyi başaran ilk Türk sporcusu oldu. (1 Ocak 5 Mayıs 2006)

-  Pasifik Okyanusu'nu, California sahillerinden Papua Yeni Gine sularına kadar yalnız başına kürekle geçerek, kuş uçuşu 5.514 deniz mili, toplam 9.684 deniz mili mesafe kat etti (10 Temmuz 2007- 17 Mayıs 2008 ). Daha sonra 15 Ocak 2009 tarihinde teknesiyle aynı noktaya geri dönen Erden, 20 gün daha denizde kürek çektikten sonra 4 Şubat 2009 günü Finsch Harbor koyunda karaya çıkarak Pasifik Okyanusunun karadan karaya geçişini tamamladı.

Bu başarısıyla Erden Eruç:

Pasifik okyanusunu kürekle geçen ilk Türk oldu.

Pasifik Okyanusunu doğudan batıya tek başına geçen tarihte 4ncü kişi oldu.

Pasifik'te geçen 312 gün ile yalnız başına denizde en uzun süre kalan kürekçiye dair Guinness Dünya Rekoru ‘nu devraldı.

-  Avustralya'da kano ve bisikletle güneye ilerleyip kıtanın en yüksek dağının Kosciuszko zirvesine ulaştı ve dağcılıkta büyük bir başarı göstererek ikinci büyük zirve çıkışını tamamladı. (10 Nisan 2010 )

-  Daha sonra Avustralya Kıtasının Batı kıyısına yine bisikletle ulaştı ve oradan kürek ve sadece kas gücüyle Afrika’ya ulaşmak için 13 Temmuz 2010 tarihinde Hint Okyanusuna açıldı. Hint Okyanusu'nda Avustralya'dan başlayan kürekle seyahat,  azgın Okyanus suları ile yapılan137 günlük mücadele sonunda Madagaskar'daki Mahajanga şehrine ulaştı.

-  Avustralya'dan Mahajanga'ya kürekle ulaşan Erden, oradan Mozambik'teki Angoche'ye 26 günde kürekle gidip 20 Nisan 2011 tarihinde Afrikada karaya çıktı. Bu ek çabayla Erden, tarihte Avustralya'dan Afrika'ya iki ana kıta arasında Hint Okyanusu'nun tamamını kürekle geçmiş ilk kişi oldu.

-  Bu başarısı üzerine Londra merkezli Okyanus Kürekçileri Derneği tarafından tarihte üç okyanusu kürekle geçmiş ilk kişi ilan edildi.

-  Aynı tekneyle bugüne kadar okyanuslarda kürek başında hayatının 655 gününü geçiren Erden Eruç, artık dünyanın hayatta olan en tecrübeli okyanus kürekçisi olmuştur.

 - Kilimanjaro zirvesine tırmanmak üzere Mozambik'teki Angoche kıyı kasabasından bisikletle yola koyulan Erden, zorlu bir etap sonucunda 5 Haziran 2011 günü Tanzanya’daki Arusha kasabasına vardı. Burada zaman kaybetmeden kendisine katılan dağcılar ve özellikle artık 78 yaşına gelmiş olan ilk hocası, yani babası Komandocu Em. General Cemal Eruç ile birlikte ünlü Kilimanjaro Dağı eteklerine ulaştı ve zirveye tırmandı.  (3. Safha) 

-  Zirve başarısından sonra hiç vakit kaybetmek istemiyen Eruç, babası ve dostlarıyla vedalaşarak yine bisikletiyle Angoche'dan Tanzanya'daki Arusha kasabasına oradan da Namibya'daki Lüderitz Bay limanına pedal bastı.

-  Sporcumuz buraya kadar denizden kürekle ve karadan bisikletle olmak üzere tam 37,000 milin üzerinde mesafeyi sadece kas gücüyle kat etmiş oldu.

İşte yukarıdaki mesajında Erden Atlas Okyanusunu ikinci defa, bu sefer Güneyden kürekle geçmek için Afrikadan güney Amerika kıtasına doğru denize açıldığını bildirmektedir.

Sporcumuz inşallah başarılı bir geçiş yapar ve Güney Amerika sahillerine ulaşabilirse, teknesini yine kıyıda bırakıp destek elemanları tarafından oraya getirilen bisikletiyle Ant Dağlarını aşacak ve Kıtanın en yüksek zirvesi Aconcagua’ya kadar pedal basıp zirveye tırmanacak. Bu tırmanıştan sonra yine bisikleti ile Kaliforniya'daki başlangıç noktası olan Bodega Bay'e geri döndüğünde devriâlem yolculuğu tamamlanmış olacaktır.

 Altı Zirve Projesi'nde geriye kalan iki zirve Avrupanın en yüksek tepesi Kafkas Dağlarının zirvesi Elbrus ve Asya Kıtasının ünlü Dağı himalayaların enyüksek tepesi  Everest ( ve belki Aconcagua ) zirvelerini uzun vadede bir bir halletmeyi planlamaktadır. Ancak bu efsanevi yolculuklarının tümü artık deniz yolculuğu olarak değil ama her halde kara yolu ile ve bisikletini pedallayarak başarılacaktır.

Umarız ki genç sporcumuzun bu muhteşem başarısı, ulusça acı ile yoğrulan ruhumuzu biraz serinletmiş olmalıdır. Biz tekrar şehitlerimiz ve deprem felaketinde hayatını kaybeden kardeşlerimize tanrıdan rahmet ailelerine baş sağlığı ve sabır dilerken sporcumuza da bundan sonraki yolculuklarında başarılar dileriz. Bu zor dönemde ulusça dualarımız bu türk gencinin yanında olacaktır.

Dr. M. Galip Baysan

 

Seçme Haber

Bir Nisan Ayı da Böyle Geçti

Nisan; ilkbaharın güneşiyle, yağmuruyla, bazen serin, bazen ılık havasıyla en güzel ayıdır. Erguvanlar, leylaklar, erikler dallarda çiçeklenir…Kent yaşamının olumsuz dışsallıklarının o dayanılmaz kokusuna baskın gelir bahar çiçeklerinin kokusu… Ağaçlarda yalnızca çiçekler mi var ?... Dallara konan  kuşlardan oluşan doğanın o muhteşem  korosu…

Devamı...