Bu Bir Tuzak
Bu sözler rahmetli Genel Başkanımız Bülent Ecevit'e ait.
Bölgemiz ve ülkemiz üzerine oynanan oyunları uzunca bir süredir biliyoruz. Türkiye üzerinde emeli olanları tanıyoruz. Batılı haydutların bütün İslam ülkelerini ayaklarının altına almak emelini fark ediyoruz. Bu oyun bitmeyen bir senaryo olarak oynanageliyor. Bugün devam edegelen bu oyunları daha iyi anlamak için biraz gerilere gitmek yararlı olacaktır.
Birinci Körfez Harekatı’nın senaryolarında Türkiye’ye de harekata karşı durmama ve hatta yardımcı olma rolü yazılmıştı. Maalesef 1990’da iktidarı ile muhalefeti ile bu rol için koşullar hazırdı.
Irak'da da koşullar hazırdı. Tam da amaca uygun yetiştirilmiş bir lider ve uyutulmuş bir halk hazırdı. Harekat başladı. Hedef çok daha büyüktü. Önce güçlü silahlarla donatılan Irak ordusu ile Türk ordusu karşı karşıya getirilecekti. Her iki tarafa da büyük kayıplar verdirilerek, araya arabulucular girecek ve Misak-ı Milli yeniden çizilecekti. Bu harekat tam bir yok etme kakışması idi. Ancak üç kişi hesaba katılmamıştı: Rahmetli Bülent Ecevit, Rahmetli Necip Torumtay ve mütareke basınının hakkında fıkralar yazdığı Sayın Yıldırım Akbulut. Bir de aklı başında üç beş sivil toplum kuruluşu. Bu kişi ve kurumlar büyük bir felaketi engellemişlerdi.
Bu engellemede en büyük pay sahibi Sayın Bülent Ecevit'tir. Gazeteci Derya Sezak’la birlikte Irak'a gitmiş, Devlet Başkanı Saddam Hüseyin ile görüşmüştü. Akabinde hem Saddam ile konuşmalarını hem de bölge ülkelerine kurulan bu tuzağı Milliyet Gazetesi’nde yayınlamıştı.
Bu günlerde de bölgemiz ve ülkemiz benzer bir TUZAK ile karşı karşıyadır. Kavram kargaşası yaratılarak insanlarımızın kafası karıştırılmaktadır. Önceleri komşularla “sıfır sorun” diye insanların gazı alınmıştır.
Sonrasında bir provokatör gemi nedeniyle İsrail ile ilişkiler gerilmiştir. Oysa bu açıkça danışıklı dövüşten başka bir şey değildir. Öte yandan, “Arap Baharı” manipülasyonlarının dümen suyuna uyularak, ülkemizin kadim komşularıyla arası açılmıştır. Bütün bu olanlar tesadüf değildir. Bölgede her hangi bir sıcak çatışmadan sonra olacakları düşünmek dahi istemiyorum. Ancak şu kadarını söyleyebilirim: herhangi bir sıcak çatışma sonrası Misak-ı Milli sınırları eski yerinde olmayacaktır.
Bunu bugün Türkiye’nin Misak-ı Milli sınırlarını kabul etmemiş ülkeler listesine bakarak rahatça görebiliriz.
Bundan önceki TUZAK yada TUZAKLAR Sayın Ecevit'in gayretleri ve uyarılarıyla engellenmişti.
Bugün Sayın Bülent Ecevit'in koltuğu resmen dolu olsa da, siyasal anlamda doldurulmuş değil hala. O koltuğa yasal olarak oturmağa aday olmuş bir kişi olarak, siyasal anlamda misyonunu taşıdığıma inanmış bir kişi olarak başta Hükümet yetkilileri olmak üzere ilgilileri uyarmayı bir görev sayıyorum:
“Arap Baharı” savsatası bir TUZAKtır. Mavi Marmara olayı bir TUZAK tır. Suriye’ye harekat bir TUZAK tır. Füze kalkanı bir TUZAK tır.
Tuzaklardan arınmış özgür ve bağımsız bir ülke olmak için ÜZERİMİZE DÜŞENİ YAPACAĞIZ.
Detaylara daha sonra değineceğiz.
Musa Abay (arıcı)
DSP Eski Genel Başkan adayı
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
YAZARLAR
Seçme Haber
| Çık, Çıkabilirsen İşin İçinden… |
|
| Devamı... |


60’lı yılların ortalarında (ki 27 Mayıs 1960 sonrasında askerin, yönetime karışmasıyla gerçi ne değişti ?... MENDERES gitti DEMİREL geldi, 12Eylül 1980 sonrasında da DEMİREL’in gidip, ÖZAL’ın gelmesi gibi…Ne fırıldaklar dönmekte sürekli Asker-Hükümet işleri ve ABD arasında ?...
