Bertaraf Rejimi
BERTARAF REJİMİ! Süleyman YAĞIZ
Tayyip Bey’in ekseninde kümelenenler, onun demokrasiyi güçlendireceğini ve ülkeyi, -bilerek veya bilmeyerek- dillerine doladıkları “vesayet rejimi”nden kurtaracağını sanıyorlar!..
Bunların çok az bir kısmını gerçekten çok “saf olanlar”, çok büyük bir kısmını ise bilinçli olarak Tayyip Bey’in yanında “saf tutanlar” oluşturuyor... “Saf olan”ı da “saf tutan”ı da “Vesayet rejimi gidecek; ileri demokrasi gelecek” diyor…
Ama enteresandır; bunlardan bazıları “vesAyet” sözcüğünü telaffuz etmesini bile bilmiyor, “vesEyet” diyor… Dahası, telaffuz edemediğini bilmediğini de bilmiyor... Modaya uyacaklar ya; onlar da ısrarla “vesEyet” diyor!..
***
Neyse, bu, işin “telaffuz” yanı… Özüne dönecek olursak… Tayyip Bey’in Anayasa değişikliği paketi evet oyu alırsa, -ki o zaman Anayasa Mahkemesi ile HSYK’nın yapısı da değişecek ve- iddia olunan “vesAyet rejimi”nin yerine, “BERTARAF REJİMİ gelecek… Tayyip Bey’in; TÜSİAD’ı, “BİTARAF OLAN BERTARAF OLUR” diye tehdit etmesi, bu açıdan çok ciddi bir kanıttır.
Bu sözün Tayyip Bey’in ağzından çıkması tesadüfî değildir. Tesadüfî olsaydı, “bertaraf” sözcüğünde ısrar etmezdi!.. Ama ısrar etti!.. Dahası, daha da pekiştirerek tekrarladı!..
Onun içindir ki, “saf tutan”ları anlıyorum; Tayyip Bey’den ve yönetiminden çıkarları vardır; nemalarına nema katacaklardır ve o nedenle de doğal olarak “evet”çi olacaklardır… Ama Tayyip Bey’in etrafında“saf tutan”ların korosuna eşlik eden “saf olan”ları anlayamıyorum!.. Bunlar gerçekten, bu kadar çok saftirik mi?..
***
Ortada çok açık bir durum var: Tayyip Bey, kendi “yargı”sını oluşturmak istiyor!.. Başbakan olarak “yürütme”ye, yâni Hükümet’e zaten hâkim… AKP Genel Başkanı olarak da “yasama”ya, yâni Meclis’e hâkim… Üç büyük gücün ikisi elinde… “Yargı”yı da ele geçirince bütün güçleri kendinde toplamış olacak…
Bütün güçlere tek başına hâkim olana ne denir?.. Herhâlde demokrat denmez!.. Zaten bütün güçleri elinde bulunduran bir kimse, istese de demokrat olamaz!.. Bu kadar güç, insanın doğasını bile değiştirir!..
Baksanıza, Tayyip Bey, şu hâliyle bile, neredeyse herkesi tehdit ediyor!.. Medyanın, iş dünyasının, askerin, muhalefetin; özetle hemen herkesin üzerinde baskı kuruyor!.. Sürekli korku üretiyor!.. Bunları yaparken, zaman zaman kendisine engel olan “yargı”yı da sık sık hedef gösteriyor!..
Şimdi de tutmuş, “İnanın ayaklarımızda pranga var. Türkiye’de parlamentonun da yürütmenin de üzerinde bir yargı gücü var. Seni engelliyor. Ben bugün vali ataması yapamıyorum. Atadığım valiyi geri iade (*) ediyor aynı anda. 23 kere bir müdürü geri iade edebiliyor” diyor…
***
Tayyip Bey, hangi valinin atanmasında yargı engeline takılmış, ben şahsen hatırlamıyorum… İstisnaî bir durum oldu mu, onu da bilmiyorum… Bildiğim kadarıyla hepsine “benim valim” diyor, zaten...
Belli ki, bir müdür, çok mağdur edildiği için hakkını aramış; “yargı” da hakkını teslim etmiş… Fakat, o müdür kimse, büyük bir olasılıkla, yargının 23 kere teslim ettiği hakkını hâlâ elde edememiştir... Kızakta-mızakta bir yerdedir…
Tayyip Bey istiyor ki, bu kadarı bile olmasın!!! Dilediğini dilediği yere atasın!!! İstediğini assın, istediğini kessin!!! Haksızlığa uğrayan yargıya başvurmasın; hakkını aramasın!!! Tayyip Bey’in dilinden düşürmediği “ileri demokrasi”den anladığı bu!!!
Birilerinin kendisine hatırlatması gerekiyor: Kontrolsüz ve sınırsız güç çok tehlikelidir!.. Böyle bir gücün tek hâkim olduğu bir ülkede ise “daha çok özgürlük” değil, “daha çok baskı” olur!!! Bunun adı da, “BERTARAF REJİMİ” olur!!!
--------------
(*) “İade etmek”; “geri vermek, geri çevirmek” demektir. O nedenle “geri iade etmek” ifadesi çok yanlıştır.
| < Önceki | Sonraki > |
|---|


Elektrikteki kaçak değil bu, hani bir yerlerden sızıp da insanı yerinden zıplatıp, çarpacak türden…Gerçi elektriğin de KAÇAK olanı var sürekli vebali faturalarımıza eklenen…Eklense de KAÇAK elektriğin bedeli sırtımıza, yine de yenilmiyoruz hırsımıza; ödüyoruz…
