1. Skip to Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer>

Sahte İbadet, Alçakların Tek Sığınağıdır!

Burhan Özbey - 09 Mart 2010

İstediğiniz kadar sözde dürüstüm deyin…
İstediğiniz kadar sözde başınız secdeye değsin..
İsteğiniz kadar, sözde camiye gidin…
İstediğiniz kadar sözde oruç tutun…
İsteğiniz kadar sözde Umre ve Hac’ca gidin…

Şunları yapıyorsanız, ibadet görüntüsü içerisinde olsanız da; siz tam anlamı ile günahkâr, dürüst ve namuslu olmayan,  “TOPLUM MİKROBU” bir insansınız… Yüce Allah indinde de hiçbir değeriniz yoktur. önce dürüst ve namuslu olacaksınız, sonra ibadetinizi yapacaksınız.

Bilerek hakka ve hukuka dayanmadan adam kayırıyorsanız…
Sözünde durmayan, sürekli yalan dolan içinde olan biriyseniz…
Namazı maske olarak kullanıp, haksız kazançlar sağlıyorsanız…
Devlette ki makam ve mevkiinizi kullanarak, malı götürüyor ve köşeyi dönüyorsanız…
Politik yandaşlıklar yapıp, toplumda “biz” ve “onlar” “diye insanlar arasında ayırım yapıyorsanız…
Koyu bir partizanlığı, kişisel çıkarlarınız ve ikbaliniz için acımasızca uygulayıp, topluma ve insanlara kan kusturuyorsanız..
Ailece gerçek MAL VARLIĞINIZI VE SERVETİNİZİ, toplumdan çeşitli kombinezonlarla gizlemek gereğini duyuyorsanız…
Devlet katında ki konumuzu kullanıp, henüz bıyıkları yeni terlemiş ve okullarını yeni bitirmiş çocuklarınızı, ülkenin büyük işadamları ölçeğinde haksız kazançlarla ZENGİNLEŞTİRİYORSANIZ…

Kelimenin tam anlamıyla beş para etmez “TOPLUM VE ÜLKE MİKROBU” bir insanısınızdır… Allah sizleri en kısa sürede ıslah edip, çevrenizi ve toplumu şerrinizden korusun!..

**** 

Başlığı tekrar ediyoruz:

“Sahte ibadet alçakların tek sığınağıdır.”

Bunca yaşın insanıyız. Ömrümüz boyunca, politikacılar, işadamları ve ticaret erbabı arasında o kadar çok “sahte ibadetli” “alçak”  insan görüp tanıdık ki; onların bulunduğu bir mecliste ne bulunmak istedik ne de onlarla birlikte içtenlikle ibadet etmek isteği duyduk(!) Vebalı gibi, onlardan kaçabildiğimiz ölçüde uzak durmaya çalıştık…

Dinci takımının (gerçek dindarları kastetmiyoruz, dini sömüren sahtekârlardan söz ediyoruz) en belirgin ve başta gelen özelliği; paraya, mala, mülke aşırı derecede düşkün olmaları… Adeta paradan başka gözleri bir şey görmüyor deyim yerindeyse paraya pula tapıyorlar… Dikkat edin, tekrar ediyoruz; sahte dincilerden, din bezirganlarından, dini sömürenlerden söz ediyoruz…

****  

Adam emlak komisyoncusu…
Bakıyorsunuz, bir önemli bir partiye sırtını dayamış (!) beş vakit namazında görünüyor… Bir de öğrenip ve tanık oluyorsunuz ki, muhterem tam anlamıyla yalan dolanın içerisinde. Mesleğini yürütürken neredeyse aldatmadığı ve hakkına el uzatmadığı insan yok. Ama çevresine karşı, sürekli namazlı niyazlı  dine düşkün görünmeyi hiç mi hiç ihmal etmiyor(!)
 
Şimdi bu adam ya da adamlar mı saygın insan; yoksa yaşamı boyunca ibadetini yerine getirememiş, gereği gibi namaz kılmamış, oruç tutmamış, ama tek bir gün kimseyi aldatmamış, yalan söylememiş, kul hakkına hiçbir zaman el uzatmamış, dürüstlükten ve doğruluktan tek bir gün bile ayrılmamış bir insan  mı, toplum ve Allah huzurunda makbul insandır…

**** 

Prof. Dr. Yaşar Nuri ÖZTÜRK’ ün söylemiyle diyoruz ki:

Tanrı bu ülkeyi “Allah ile aldatanlardan” korusun…
Allah’ı ve dini kullanarak siyaset yapmak, ne yazık ki ülkemizde pek çok hesaplı politikacının ve siyasi parti mensuplarının başvurduğu bir yol…

Saf, temiz ve ibadetini içtenlikle ve sadece Allah için yapmakta olan “gerçek dindar insanlarımız”; çeşitli dönemlerde maalesef din ve politika bezirganlarının sahnelediği cambazlıklara kanarak; “ bunlarda gerçek Allah korkusu var (!)” sanıp peşlerinde gitmekte ve oy verirken cambazların kurbanı olmaktan kurtulamamakta…

**** 
Şimdi madrabazlardan kimileri, ortaya çıkıp; gerçek inançlı insan pozlarına girerek, yazdıklarımızı saptırmaya çalışıp ajitasyona başvuracaklar…
Yazılarımızı yıllar boyu bu köşede okumakta lütfunda bulunan saygın ve değerli okurlarımız; kimin ne olduğunu biliyorlar ama yine de cambazların başvuracakları yolu biz baştan söyleyelim…

Çirkinlik ve çirkefliğe boğazlarına kadar batmışken; dindar ve gerçek Allah korkusu olan insan pozlarına bürünüp, Donkişot’ luğa soyunacak kimi “adam müsvetteleri” sütre gerisine saklanarak saldırılarda bulunmak zavallılığına düşecekler…

Biraz yüz ve cesaret bulsalar, Ulu Önder Atatürk’e ve Türkiye Cumhuriyet’ine olan içlerinde ki çirkin hınçlarını, fütursuzca ve şerefsizce ortaya koyacak ve “O muhteşem insana” saldırmanın küstahlığını gösterecekler… Ama buna (olmayan) yürekleri yetmiyor…

**** 

Şuna inanıyoruz ki; sağduyulu ve dinine içtenlikle bağlı, BASİRETİ ve FERASETİ yüksek, asil ve yüce halkımız; er ya da geç, her nerede ve konumda  olurlarsa olsunlar çıkarları için “Allah ile aldatanlar” ın gerçek yüzlerini mutlaka görecek ve onları ebediyen defterden silecek!..

Bundan kimsenin en küçük kuşkumuz olmasın…

BURHAN ÖZBEY
 


 

 

Seçme Haber

Asıl Sakıncalı Olan Hazırlanış Biçimi

Sakıncalı olan anayasanın değişen bazı maddelerinden daha çok anayasanın hazırlanış biçimidir. Çünkü;  Askeri anayasa bir dayatmanın sonucu hazırlanmıştır. O zamanki şartlarda halkın büyük

Devamı...