1. Skip to Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer>

Cehalet ve Dalalet Ulusal Çıkarlarımıza Darbe İndirdi

DSP - 05 Mart 2010

DSP GENEL BAŞKAN YARDIMCISI SERDAR SAVAŞ YAZILI AÇIKLAMA YAPTI:

“CEHALET VE DALALET ULUSAL ÇIKARLARIMIZA DARBE İNDİRDİ”

* * DSP Genel Başkan Yardımcısı Serdar Savaş, Amerikan Kongresi Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi’nde sözde Ermeni Soykırımı Karar Tasarısı’nın kabul edilmesi üzerine Hükümet’in yürüttüğü politikaları eleştirdi, cehalet ve dalalet içinde yürütülen popülizmin, ulusal çıkarlara darbe indirdiğini söyledi.

ANKARA- DSP Genel Başkan Yardımcısı Serdar Savaş, dış politikanın cehalet, dalalet ve popülizmle yürütülmesi yüzünden ulusal çıkarlara darbe indirildiğini söyledi.

Savaş, Amerikan Kongresi Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi’nin sözde Ermeni Soykırımı Karar Tasarısı’nı kabul etmesi üzerine yazılı açıklama yaptı.
Savaş’ın açıklaması şöyle:

“Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi’nin aldığı karar Türkiye-ABD ilişkilerinde kalıcı ve olumsuz bir iz bırakacaktır. Çok uzun süredir her yıl gündeme gelen bu tasarının  sadece AKP iktidarı döneminde ikinci kez Komite’den geçmesi dikkat çekicidir.

AKP iktidarının, Türkiye’nin on yıllar içinde oluşturduğu temel dış politikaları acemice ve çocukça girişimlerle bozması, bu sonucu doğurmuştur. 

‘Komşularla sıfır sorun’ yaklaşımının bir ‘tavizler yolu’ açmaması gerektiğini Sayın Dışişleri Bakanı’na yüzyüze görüşmemizde belirtmiştik. Ama görüyoruz ki Ermenistan’a verilen tavizler, ABD’deki Ermeni lobilerini ve Ermenistan’ı cesaretlendirmiştir.

Bu tasarının onaylanması, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne karşı yürütülen zayıflatma kampanyası ile de aynı tarihe denk düşmüştür. Sayın Başbakan’ın arkası ve içi boş ‘one minute(s)’ çıkışının nerelere varabileceğini görememesi de cehalet ve dalalet içindeki popülizminin, ulusal çıkarlarımıza indirdiği bir darbe olmuştur.

ABD yönetimi de İsviçre’de imzalanan Türkiye-Ermenistan Protokolleri’ne Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’ın da bulunduğu bir süreçte destek vermiş, bu sürecin oluşturulmasında planlayıcı rol oynamıştır. Ama her Amerikan yönetiminin karşı durduğu bu karar tasarısı konusunda Obama yönetimi samimiyetsiz bir tavır sergileyerek engelleyici olmamıştır.

Büyük Orta Doğu Projesi’nin kukla eşbaşkanı, ABD yönetiminin bu cesareti kimden aldığını kendine sormalıdır.
Artık şu bir gerçektir: AKP, Cumhuriyet, Atatürk ve Lozan’a karşı giriştiği mücadelede Türkiye’yi Sevr Anlaşması’nın koşullarına götürmeye kararlıdır. Önce ‘Kürt sorunu’ diyerek teröristlere tanınan ayrıcalık ve gösterilen  müsamaha ile PKK’ya sınırlarımızdan terörist elbiseleri ve zafer işaretleri ile girme izni verilmiş ve bölücülerin yıllardır başaramadığı Türk-Kürt çatışmasına zemin hazırlanmıştır. Bu süreç  aynı aymazlık, sorumsuzluk ve işbirlikçi tavırla devam ettiğinde bölücü terör amacına ulaşacaktır.

Sonra ‘Ermeni açılımı’ ile Sevr’in bir başka maddesinin hayata geçirilmesi için düğmeye basılmış ve Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi’nin kararı ile önemli bir aşama katedilmiştir.

Yakında limanlarımızı Kıbrıs Rumu’na açacaksınız. Kıbrıs’ı da peşkeş çekeceksiniz. Biz Kıbrıs’taki Türk varlığını ve haklarını Mehmetçik’in kanıyla sulanmış topraklarda, denizlerde koruduk.

Bunlar yapılırken TSK’yı zayıflatacak korkunç planlar uygulanmaya konulmuş, darbe söylentileri ile bir çok onurlu subay komuta kademesinde rahatsız edilmiş, bugün Ermenistan’la yaşanacak bir sorunda devreye girmesi gereken 3.Ordu’yu moral olarak zayıflatacak uygulamalar planlanmıştır. Bir yandan da Cumhuriyet’in dış politikasını yürüten Dışişleri kadroları bertaraf edilmiştir. Ne tesadüftür ki,  ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi’nin kararı  bir önceki Washington  büyükelçimizin birkaç ay önce istifaya zorlanmasının arkasından gerçekleşmiştir.

Halkımıza sesleniyoruz:

Gaflet ve dalalet içindeki Hükümet’in ülkeye ve millete verdiği zararlar yüzünden bıçak kemiğe dayanmıştır. Gaflet ve dalaletlerinin hıyanet boyutu daha da büyümeden bunları durdurmak her Türk vatandaşının birinci vazifesi haline gelmiştir.

AKP Hükümeti’nin aymazlarına sesleniyoruz:

Gittiğiniz yol, yol değildir. Daima milleti ile el ele olmuş ordumuzu yıpratıyorsunuz, hatta yeni ordu kurmaktan söz ediyorsunuz. Yargıyı kendi emrinize almak için amansız bir mücadele veriyorsunuz. Üniversitelerimizi arka bahçeniz yapmak için her yolu deniyorsunuz.  Milleti birbirine düşürecek her türlü kutuplaşmayı yaratıyor ve üstüne benzin döküyorsunuz.Ulusal duruşu olan her bürokrata, her kavrama, her kişiye saldırıyor, elinizdeki kamu gücünü siyasi rakiplerinizi imha etmek ve Türkiye düşmanlarıyla işbirliği yapmak için kullanıyorsunuz.

Ordumuzu yıpratmak, laik Cumhuriyet’i yıkmak, Türkiye’yi parçalamak, ülkemizi Ermeni’ye, Rum’a peşkeş çekmek, ülke bütünlüğüne kastedenlerle işbirliği yapmak belki ceplerinizi doldurur ama sizi hüsrandan başka bir sonuca götürmez. Türk milleti ve DSP sabırla müsamaha gösterir ama asla affetmez. Bıçak kemiğe dayandı. Ayağınızı denk alın.”

 

 

Seçme Haber

Makam Aracı Önergesi

14 Nisan 2010 tarihli yazılı soru önergemde, "Kamuda kullanılan araçların ve makam otomobillerinin sayısı vatandaşlarımız arasında sürekli merak konusu olmuştur. Ancak bu konudaki

Devamı...