1. Skip to Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer>

Orduya Yönelik Eylemler Atamaları Etkilemek İçin

Dr. Masum Türker - 04 Mart 2010

DSP GENEL BAŞKANI MASUM TÜRKER, ALANYA’DA GAZETECİLERİN SORULARINI YANITLADI:

“ORDUYA YÖNELİK EYLEMLER ATAMALARI ETKİLEMEK İÇİN”

** DSP Genel Başkanı Masum Türker, orduya yönelik bazı eylemlerin, Genelkurmay ve Silahlı Kuvvetler bünyesindeki atamaları etkilemek, Silahlı Kuvvetler bünyesindeki yükselmelere yön vermek amacı taşıdığını söyledi.

ALANYA- DSP Genel Başkanı Masum Türker, ''Orduya yönelik bazı eylemlerin, gelecekte Genelkurmay ve Silahlı Kuvvetler bünyesindeki atamaları etkilemek, Silahlı Kuvvetler’deki yükselmelere yön vermek amacı taşıdığını düşünüyoruz'' dedi.

Bir dizi temas için Antalya’da bulunan Türker, Alanya’da gazetecilerin yönelttiği soruları yanıtladı. Türker, 3. Ordu Komutanı Orgeneral Saldıray Berk'le ilgili bir soru üzerine, Berk’e, Ergenekon Soruşturması kapsamında yöneltilen iddiaların ‘haksız’ olduğunu kaydetti ve şunları söyledi:

“Burada ciddi bir hesaplaşma var. Bu hesaplaşmada, yargının iddia kısmını fevkalade tehlikeli ve Türkiye'nin geleceği açısından olumsuz görüyorum. Bu yapılanmada da Hükümet’in önemli bir rolü var. Hükümet şu anda demokraside olmazsa olmaz kuvvetler ayrılığını ihlal edici bir duruş, bir tutum sergiliyor. Örneğin 'Balyoz harekatı' ile ilgili sözü edilen darbe, 57. Hükümet’e yönelik bir darbe teşebbüsüydü. AKP bunu bildiği halde, hatta kendisi de o darbe teşebbüsünün ürünü olduğu halde, konuyu farklı yerlere çekmeye çalışıyor. Bence Türkiye'de herkesin, kurumların gücünü azaltacak eylemlerden ve duruşlardan vazgeçmesi gerekiyor. Kuvvet komutanı, ordu komutanı bir suç işlemiş olabilir ama bu iddiaların akılcı olması gerekir.”

Orduya yönelik bazı eylemlerin, gelecekte Silahlı Kuvvetler’de yapılacak atamalara yön vermek amacı taşıdığını belirten Türker, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Aslında orduya yönelik yapılan bazı eylemlerin, gelecekte Genelkurmay ve Silahlı Kuvvetler bünyesindeki atamaları etkilemek, Silahlı Kuvvetler’ deki yükselmeye yön vermek amacı taşıdığını düşünüyoruz. Çünkü 3. Ordu Komutanı'nın gelecekte Kara Kuvvetleri Komutanı olma olasılığı var. Dolayısıyla Genelkurmay Başkanlığı’na kadar gidebilecek bir kişiyken, bazı kişiler bilinçli olarak seçiliyor ve bu şekilde bir yol izleniyor.”

HÜKÜMET ELİNİ YARGIDAN ÇEKMELİ

DSP Genel Başkanı, Türkiye'de son iki yıldır imzasız mektuplar, imzasız ihbarların ortada uçuştuğuna da dikkat çekti ve ‘gizli tanık’ konusunu anımsattı. Türker, “Belli bir cemaat ile camiaya mensup olanların birden bire gizli tanık olması konusu var. Türkiye açısından kimlerin kadrolaşmak amacıyla yargıyı siyasallaştırmak istediği açıkça ortaya çıkıyor. Bütün bunların sorumlusu Hükümet’tir. Hükümet’in elini muhakkak yargıdan çekmesi lazım. Çünkü bir gün, bu hukuk kendisine de lazım olacak. Böyle önemli davalarda gizli tanık olmaz” diye konuştu.

KUTUPLAŞMAYI ÖNLEMEK İÇİN BARAJ İNDİRİLMELİ

Hükümet’in Anayasa değişikliği çalışmalarıyla ilgili bir soru üzerine de Türker, AKP’nin Meclis’e henüz resmi bir teklif sunmadığını, konuyu tartıştırdığını söyledi. Türker, DSP’nin demokratikleşme için 29 Ocak’ta Meclis’e yasa teklifleri sunduğunu anımsatarak bu tekliflerin dikkate alınmasını istedi. Seçim barajının yüzde 5’e indirilmesi, kadınların yüzde 50 oranında aday gösterilmesi, aday belirlemede önseçimin zorunlu olması, yurt dışında yaşayanlara ayrı bir seçim bölgesi sağlanması konularının tekliflerde yer aldığını anımsatan Türker, şunları söyledi:

“Bunlar gerçekleştirilmediği takdirde Anayasa'da yapılacak değişiklikle demokrasi adına yol almak mümkün değil. Çünkü ön seçim yoksa, vekiller yine liderin vekili olacak, halkın vekili olmayacak. Baraj yüzde 5'e düşürülmezse yine Türkiye iki kutuplu siyasete mahkum edilecek. Kutuplaşmayı önlemenin yolu, barajı yüzde 5'e düşürmektir.''

 

Seçme Haber

"Yavuz Hırsız" Rolü Oynanıyor

İktidarın yandaş yazar ve sözde aydınları, bütünüyle AKP ile Tayyip Bey’i koruyup kollamayı ve yargıyı ele geçirmeyi amaçlayan ve bu niyet anlaşılmasın diye de içine bazı elma şekerleri sokuşturulan anayasa değişikliği paketine karşı çıkanları; demokrasi karşıtı (!), darbeci (!) ve statükocu (!) olmakla suçlayacak kadar faşist olabiliyorlar.

Devamı...