Türkiye Buluşmaları
Demokratik açılımın ana nedenlerinden birisinin bölgesel farklılıkların ortadan kaldırılması olduğu vurgulanırken, insanların yaşamının güvenlik ve özgürlük arasına sıkıştırılamayacağı, hem güvenliğin sağlanacağı hem de özgürlüklerin alabildiğince genişletileceği kaydediliyor. TRT 6’nın yayın hayatına başlamasına terör örgütüne yakın duran, siyaset yapan, onu destekleyen kişi ve kurumların şiddetle karşı çıktığı ifade edilerek, Kürtlerin kendi kültürlerini, kendi dillerini en doğru şekilde öğrenmesine çalışıldığı bildiriliyor.
Türkiye’de yaşayan herkesin kendini birinci sınıf vatandaş olarak gördüğü zaman gerçek anlamda demokrasinin başarılmış olacağı açıklanarak, önceliği insan olmayan hiçbir projenin Türkiye’ye ve millete bir şey veremeyeceği, binlerce yıllık devlet tecrübesinin, farklılıklara tolerans göstermeyen hiçbir devletin bu topraklarda payidar olamayacağı, ortak paydaların farklılıklardan daha fazla ve daha önemli olduğu, ortak paydaların anlamlı olması için farklılıkların içimizde müsamaha ile barındırılması gerektiği, kimsenin kendini öteki göremeyeceği bir Türkiye’nin tarihinin en güçlü ülkesi olacağına işaret ediliyor. Açılımın toplumu ayrıştırmak değil, ayrışmaya başlayan toplumu milli ülkülerimiz doğrultusunda bir araya getirmek için tazelenmiş bir hedef olduğu, çatışma kültürünün bizim doğamıza ters düşen bir kültür olarak yorumlanabileceği, olumsuzluklara öncelik sırasına göre çözüm üretilirken toplumsal mutabakat sağlanmasına özen gösterileceği, demokratik açılımın Türkiye’nin içeride ve dışarıda gücünü arttıracağı, iddia edildiği gibi zayıflamanın olmayacağına dikkat çekiliyor.
Geçmişe bakıldığında bin yıllardan beri beraber yaşayan insanların vatanı birlikte sahiplendikleri, kimin kimi bir adım geride görmeye, kimim kimin dilini, inancını yasaklamaya, kıyafetini hor görmeye hakkı olmadığı, bazılarının yapılanları ( demokratik açılım çalışmalarını) insanlığa, yurttaşlığa, çağa sığmaz bir anlayışla küçük görmeye, dudak bükmeye, potansiyel sürekli düşmanlık tohumlarını körüklemeye çalıştıkları, Türkiye’nin zaman, imkan ve en önemlisi insan kaybettiği, zararın neresinden dönülürse bunun kar sayılacağı, çatışma, didişme, anlayışsızlık, kör kavga yerine huzur dolu günlerin amaçlandığı aktarılıyor.
Türkiye’nin farklı bölgelerinde yaşayanların birbirleriyle buluşmasıyla beraberlik ve kardeşliğin sağlanabileceği, vatandaşların birbirleriyle münasebeti olmayan ülkede hedeflere varılamayacağı, büyük projelerin başarılamayacağı, ortak akılda buluşuncaya kadar çözüm aranmaya devam edileceği vurgulanıyor.
Demokratik açılımla ilgili çalışmalar son hızla Türkiye’nin her köşesinde istek ve azimle, kararlılıkla devam ediyor. Huzur dolu güzel günler için tüm vatandaşların üzerine düşeni yapması ve barış ortamına katkı sunması bekleniyor.
Helin Demir
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
YAZARLAR
Seçme Haber
| Fransızların Anadolu’dan Çekilişi |
|
| Devamı... |


Fransızların günümüzde Ermeni davasına bu kadar büyük destek vermelerinin nedenini daha gerçekçi bir değerlendirmeye tabi tutarak anlayabilmek için Fransız- Ermeni ilişkilerinin geçmişini çok iyi bilmek mecburiyetindeyiz.
