AKP Anayasa'yı Değiştiremez Çünkü Sabıkalıdır
DSP GENEL BAŞKANI MASUM TÜRKER TÜRK DEMOKRASİ VAKFI’NIN DÜZENLEDİĞİ KONFERANSTA KONUŞTU:“AKP ANAYASA’YI DEĞİŞTİREMEZ ÇÜNKÜ SABIKALIDIR”
* * DSP Genel Başkanı Masum Türker, anayasa değişikliği yapılacaksa, tüm siyasi partilerin ve sivil toplum örgütlerinin üzerinde uzlaştığı bir metnin ortaya çıkarılması gerektiğini söyledi ve “Anayasa değişikliğinin mevcut hükümetle, gerçekleşmesi biraz zor. Çünkü AKP sabıkalıdır. Elimizdeki verilere göre, AKP birçok konuda muhalefet partileriyle ‘şunu şunu geçirelim’ şeklinde anlaşmalar yapmış, ama konu Genel Kurul’a geldiği zaman yine bildiğini okumuş, toplumun önemli bir kesimini dışlayan tutumlar sergilemiştir. Bu bir parti için sabıka kaydıdır” diye konuştu.
ANKARA- DSP Genel Başkanı Masum Türker, anayasa değişikliğinin, tüm siyasi partilerin ve sivil toplum örgütlerinin üzerinde uzlaştığı bir yöntemle yapılması gerektiğini ancak AKP’nin güvenilir olmayan tutumlar sergilediğini söyledi ve “Anayasa değişikliğinin, mevcut hükümetle gerçekleşmesi biraz zor. Çünkü AKP sabıkalıdır” dedi.
Türker, Türk Demokrasi Vakfı’nın düzenlediği “Siyasi Partiler ve Seçim Kanunu’nda Değişiklik Önerileri” konulu konferansta, “Demokratikleşme ve Seçim Sistemleri” başlıklı konuşma yaptı.
DSP lideri, Siyasi Partiler Yasası ve Seçim Yasası’nın sadece seçimi kazanmaya yönelik olarak ele alınmaması gerektiğini, bunun Türkiye’nin geleceğini ilgilendirdiğini söyledi ve “Türkiye’de tartışılan konu daha çok anayasa değişikliğiyle ilgilidir. Ancak anayasa değişikliğinin mevcut hükümetle, AKP iktidarıyla gerçekleşmesi biraz zor. Çünkü AKP sabıkalıdır. AKP birçok konuda muhalefet partileriyle ‘şunu şunu Meclis’ten şöyle geçirelim’ diye anlaşmalar yapmış, ama konu Genel Kurul’a geldiği zaman yine bildiğini okumuş, toplumun önemli bir kesimini dışlayan tutumlar sergilemiştir. Bu sabıka kaydıdır. Diğer partilerin güvenini sarsmıştır ve bu açıdan bu yaklaşım bir sabıka kaydıdır. O nedenle ben anayasa ile ilgili değişikliği AKP’nin kolay kolay gerçekleştireceğini sanmıyorum. Bunun için AKP’nin sabıkasını unutturacak bazı eylemlerde bulunması gerekiyor” diye konuştu.
SİYASİ PARTİLER VE SEÇİM YASASI DEĞİŞİRSE ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİNE YARDIMCI OLURUZ
AKP’nin sabıkasını unutturmak için yapması gereken eylemleri de sıralayan Türker, bunların Siyasi Partiler Yasası ve Seçim Yasası’nda değişiklikler yapmak olduğunu söyledi. Türker, Siyasi Partiler Yasası ve Seçim Yasası’nda yapılması gereken değişikliklerin, Türkiye’nin ihtiyaçlarından kaynaklandığını, bunun arkasında siyasi çıkar aramamak gerektiğini kaydetti ve sözlerini şöyle sürdürdü:
“Eğer bu konularda mutabakat sağlanabilirse, birlikte tasarılar hazırlanabilirse, o zaman biz de AKP’ye anayasada değişiklik yapılması durumunda yardımcı olabiliriz. Ama bizim bir şartımız var. Anayasanın hazırlanmasında yalnız iki partinin değil, tüm partilerin üzerinde mutabık kalacağı, uzlaşı sağlayacağı metinler oluşturulmalıdır.”
DEMOKRATİK DURUŞ SERGİLENMELİ
Türker, anayasa değiştirilecekse, tamamının hemen değiştirilmemesi gerektiğini, üzerinde tam uzlaşı sağlanılan maddelerin değiştirilmesi gerektiğini vurguladı ve “Farklı düşünceler olabilir. Ancak burada önemli olan, sağ ya da sol, demokratik duruş sergilenmesidir” dedi.
DSP SEÇİM YASASI’NDA NELERİN DEĞİŞMESİNİ İSTİYOR?
DSP’nin Seçim Yasası’nda ve Siyasi Partiler Yasası’nda nelerin değişmesini istediğini de anlatan Türker, bunları şöyle sıraladı:
-Yurt dışında yaşayan vatandaşlar için ayrı bir seçim bölgesi oluşturulması ve bu kapsamda 10 milletvekilliğinin yurt dışında yaşayan vatandaşlar için ayrılması,
-Seçim barajının genel seçimlerde de yerel seçimlerde de yüzde 5’e indirilmesi ve bu çerçevede tercihli oy sisteminin benimsenmesi,
-Önseçimin tüm siyasi partilerde zorunlu kılınması,
-Aday belirlemede kadınların her kademede yüzde 50 oranında temsil edilmesi, kadınlara parti yönetimlerinde de yüzde 50 oranında temsil olanağı sağlanması,
-Siyasi partilerin seçim işbirliğinin yasal olarak düzenlenmesi,
-Seçim harcamalarında saydamlık sağlanması
-Devletin seçim yardımının yalnızca Parlamento’da temsil edilen partilere değil, seçime girmeye hakkı olan tüm partilere objektif bir şekilde verilmesi, verilen yardımların, bağımsız bir kurum tarafından denetlenmesi,
-Seçimde aday olanların gelir ve giderlerinde şeffaflık sağlanması, adayların yardım kabul edebilmesinin mümkün kılınması ve onların da denetime tabi olması,
-Milletvekillerinin illere göre dağılımına ilişkin düzenlemenin yeniden ele alınması ve bu konudaki adaletsizliklerin giderilmesi.
DSP’nin ‘Türkiye milletvekilliği’ yaklaşımına da karşı olduğunu anlatan Türker, barajın yüzde 5’e düşürülmesi durumunda, ‘Türkiye milletvekili’ düzenlemesine ihtiyaç kalmayacağını dile getirdi.
ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ UZLAŞMA İLE YAPILMALI
DSP’nin Anayasa’da yapılması gereken değişiklikler konusunda da çalışmaları olduğunu aktaran Türker, “Biz bunu madde madde ortaya koymayız. Gelsinler tüm partiler, oturalım, asgari müştereklerde buluşalım ve birlikte yapılması gerekenleri ortaya koyalım” dedi.
Türker, DSP’nin 2001 yılında Anayasa’nın 89 maddesinde değişiklik yaptığını ancak bu başarının arkasında ‘uzlaşma’nın bulunduğunu bildirdi. Türker, DSP’nin Anayasa’da yapılmasını istediği değişiklikleri de şöyle sıraladı:
-Haberleşme özgürlüğüne paralel olarak bilgi edinme hakkı, iletişim özgürlüğü ve kişisel verilerin korunması anayasal güvence altına alınmalı.
-Partiler, inançları, fikirleri ve ideolojileri nedeniyle kapatılmamalı, parti kapatmak zorlaştırılmalı, ancak şiddete dayalı her türlü eylem parti kapatma nedeni olmalı.
-Milletvekili seçimi gibi, yerel yönetimlerde de seçimler 4 yılda bir yapılmalı.
-Ombudsmanlık (kamu denetçiliği) anayasal güvence altına alınmalı.
-Anayasa Mahkemesi üye sayısı 15’e çıkarılmalı. Bu bünye içinde iki daire kurulmalı. Biri Yüce Divan, diğeri Uygunluk Denetimi birimi olmalı. Bir dairenin aldığı karar, kesin ve nihai karar olmamalı, Dava Daireleri Kurulu’nda da o karara itiraz edilebilmeli.
-Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu en az 11 en fazla 15 kişiden oluşmalı. Bu Kurul’un iki dairesi olmalı. Birisi adli, diğeri idari yargı. Burada verilecek karar için Dava Daireleri Kurulu’na itiraz yapılabilmeli
-Yargıtay ve Danıştay üye seçimiyle ilgili düzenleme muhafaza edilmeli. Ancak 15 kişinin 3 kişisi, birinci derece hakimler arasından gerekirse Parlamento’da seçilebilmeli,
-Yerel Yönetimler Sayıştayı kurulmalı
-Askeri yargının görev alanı belirlenmeli, suç işleyen siviller, savaş hali hariç, asker tarafından yargılanmamalı, bu anayasal güvence altına alınmalı.
-AB’ye yönelik düzenleme yapılmalı ve ilişkileri düzenleyen bir madde yer almalı.
ANAYASA’NIN KORUYUCU HÜKÜMLERİ KORUNMALI
Türker, DSP’nin Anayasa değişikliği konusundaki yaklaşımlarını açıkladıktan sonra, “Biz Anayasa’nın ilk dört maddesinin asla değiştirilmesini istemiyoruz. Anayasa’nın koruyucu hükümleri korunmalıdır. Anayasa’yı darmadağın eden yaklaşımı doğru bulmuyoruz. Gerek seçim yasaları gerekse anayasada yapılacak değişiklikler Türkiye’de demokrasinin tesis edilmesini sağlar. Siyasi görüşü ne olursa olsun tüm partilerin mutabakat anlayışı içinde olması gerekir” diye konuştu.
Türker, milletvekili dokunulmazlığının da sadece fikir ve kürsü dokunulmazlığıyla sınırlandırılmasını istedi.
İKTİDAR YARGIYI DEFORME ETTİ, ŞU ANDA YARGI REFORMUNA İHTİYAÇ YOKTUR
Konferansa katılanların sorularını da yanıtlayan Türker, “Yargı reformu konusunda ne düşünüyorsunuz?” sorusu üzerine, “Yargıda yaşanan olaylardan sonra yargı reformunun gündeme getirilmesini doğru bulmuyoruz. Çünkü iktidar yargıyı deforme etti. Bu aşamada yargı reformuna ihtiyaç yoktur. Yargı reformunun bugünlerde gündeme gelmesini, bulanık suda balık avlama olarak görüyoruz” dedi.
TÜRKİYE’DE BAŞKANLIK SİSTEMİ DİKTATÖRLÜK DEMEKTİR
Türker, “Türkiye’de Başkanlık Sistemi’ne nasıl bakıyorsunuz” sorusunu yanıtlarken de “Türkiye için Başkanlık Sistemi, diktatörlük demektir. Bunun için Ankara Belediyesi’nin oluşumunu örnek vereceğim. Eğer Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin oluşum şeklinden memnunsanız, Başkanlık Sistemi isteyebilirsiniz” diye konuştu.
AKP’nin Türkiye’de umutları söndürdüğünü, ülke gündemini kendi isteğine göre yönlendirdiğini anlatan Türker, sözlerini şöyle tamamladı:
“Türkiye’nin umuda ve vizyonu olan bir partinin yönetimine ihtiyacı var. DSP bu umudu da bu vizyonu da taşıyan bir partidir. Siyasi etik açısından da DSP’nin duruşu sorgulanamaz. Bu nedenle halkımız önümüzdeki seçimlerde DSP’yi hak ettiği yere taşıyacaktır.”
Konferansta, DSP Parti Meclisi Üyesi Saffet Başaran da bulundu.
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
YAZARLAR
Seçme Haber
| Başbakan ve Bakanların Harcırah Giderleri |
|
| Devamı... |


Size ve bakanlarınıza ödenen harcırah miktarlarıyla ilgili, 28 Nisan 2010 tarihli yazılı soru önergeme, aradan yaklaşık üç ay geçmesine karşın hâlâ yanıt verilmemiştir. O nedenle önergemi, ilâve 