BDP’den Beklenenler
Özgür Gündem’in sitesinde yayınlanan Delil Karakoçan imzalı “BDP’de Aranan Nitelikler” başlıklı yazıda; “BDP’nin öncülük düzeyinde örgütlenmesinin örgütlenmeyi gerektirdiği” belirtilerek bunun temel basamaklarının bulunduğu, bu basamaklardan birincisinin Türkiye örgütü olmak, ikincisinin parti içi demokrasi, üçüncüsünün siyasal hareketliliği, devinimi sağlayacak, yapıyı sürekli yenileyerek ön açacak düşünsel, kültürel yenilik, dördüncüsünün ise siyasal duruş ve tutumda netlik olduğu kaydediliyor.
Kürt siyasal aktörlerinde başından beri bir yanılgı bulunduğu, bu yanılgının DTP oluşum sürecinde de görüldüğü, “Önce Kürtleri Kürtler olarak örgütleyelim, sonra birlik, ortaklık düşünürüz” anlayışının ön plana çıkarıldığı, bunun da partinin bir hareket, demokratik cephe olarak örgütlenmesine engel olduğu, bu yaklaşımın dar milliyetçi olarak yorumlanabileceği ve Türkiye kaygısı taşımadığından kazandırmadığı bildiriliyor.
Partinin ihmal ettiği konulardan birinin de parti içi demokrasi konusu olduğu düşünüldüğünde, eş başkanlık, eş güdüm, rotasyon işleyişinin diğer partilerden farklı olduğu, ancak demokratik ekolojik toplumu, özgürlükleri amaç edinmiş bir parti açısından bu durumun ölçü olamayacağı değerlendiriliyor. Parti bileşiminin demokratik eşit katılımcı ve özgürlükçü bir kolektif olması gerektiği düşünülüyor.
Parti organlarının farklı bileşenlerinin belirleyici olduğu, kararlar ve karar süreçlerine katılımda dar kalındığı, dikey ve hiyerarşik örgütlenmeden yatay katılımcı örgütlenmeye geçiş sorunları yaşandığından parti içi demokrasi ve katılımda kadroların objektif olarak dışlandığı, atıl kalmış olduğu vurgulanıyor. Söz konusu durumun da bazı bireylerin öne çıkmasına yol açarken, bir çok durumda daha yetenekli ve yaratıcı bireylerin dışlanmasına, atıl kalmasına yol açtığı açıklanıyor. Buna örgütler ve kurumlar karmaşası, rol ve yetki dağılımındaki karmaşık ilişkiler de eklenince sorun daha da güçleşiyor ve parti içi eşitliği bozuluyor, birileri de diğerine göre daha önemli ve etkin konuma çekilebiliyor.
Delil Karakoçan, etkili siyaset için parti içi demokrasinin ön koşul olduğunu ifade ediyor. Sadece eş başkanların, hiyerarşinin, parti üst organlarının ya da farklı bireylerin etkili olduğu bir parti değil, demokratik katılımcılığa önem veren, paylaşımı, ortaklaşmayı esas alan bir partinin çok daha etkili olacağına, iç barış, demokratik işleyiş, eşitlik ve katılımcılığın partinin daha doğal ve sağlıklı olmasını sağlayacağına dikkat çekiyor.
Çağa ve çağın değişen koşullarına göz yumarak yürümenin imkansız olduğu günümüzde düşünsel/zihinsel değişim içinde olundukça insanlığın ileri birikim ve kültürünü özgül koşullara yaratıcı biçimde uyarladıkça ilerleme sağlanabileceği, BDP’nin gündemine alması gereken önemli bir konunun da bu olacağı belirtiliyor.
Sonuç olarak, BDP’nin geçmişteki hatalardan ders alarak, “demokratik siyasetle demokratik katılım” ilkesinin gereğini yerine getirmesi bekleniyor.
Helin Demir
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
YAZARLAR
Seçme Haber
| Bu Şiddetteki Depremin Faturası Bu Kadar Ağır Olmamalı |
|
| Devamı... |


DSP Genel Başkanı Masum Türker, Elazığ’da meydana gelen depremde birçok vatandaşın hayatını kaybetmesinden büyük üzüntü duyduğunu bildirdi ve “Bu deprem daha önce yaşananlardan ders çıkarılmadığını ve gerekli önlemlerin alınmadığını ortaya koymuştur. 