1. Skip to Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer>

Nasıl Bir Dünyada ve Ülkede Yaşıyoruz

Burhan Özbey - 26 Haziran 2009

Şimdiye kadar keşfedilmiş en eski kaya parçasının 4 milyar olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte 3,5 milyar yıllık bir kaya üzerinde bakteri izleri belirlenmiştir.

İlk insanlar ise Milat’tan 6 milyon yıl önce Afrika’da ortaya çıkmışlardır. Bu insanların birbirleriyle iletişim kurabilmeleri için ise 4 milyon yılın geçmesi gerekmiştir. Milat’tan 1.8 milyon yıl önce, bu insanlar yayılmaya ve dünyanın başka yerlerine gitmeye başlamışlardır. İnsanlar Milat’tan yarım milyon yıl önce de ateşi keşfetmişlerdir. İlk insanların yayılmaları öncelikle Ortadoğu’ya sonra da Anadolu’ya olmuştur. Milat’tan 150 - 400 bin yıl önce bu insanlardan bazılarının Çine kadar gittiği anlaşılmaktadır.
Birinin iyi yaşam talebi, çoğunlukla başkalarının kötü duruma girmesiyle mümkün olmuştur. Bunun içindir ki binlerce yıldır insanoğlu sürekli biçimde doğayla, zamanla ve en çok da birbiriyle uğraşmıştır. Bu uğraşın bilançosu çok ağır olmuştur. Milyonlarca insan ya zamanından önce ölmüş, ya da fiilen yaşam mücadelesinin dışına çıkmıştır. Yani denilebilir ki, insanlığın tarihi aslında kavganın tarihidir.(*)

X

Başlangıcı böyle olan ve sonu nereye gideceği belli olmayan bir dünyada yaşıyoruz. Nasıl yaşıyoruz? Birbirimizle uğraşarak, düşmanca, ezerek ve gittikçe güvenden soyutlanarak…

Ömrümüz yarım asrı aştı, ülkenin bugünkü kadar bölünmüşlük ortamına girdiğine tanık olmadık. Herkes herkesten şüphe duyar duruma geldi. Ülkeyi yönetenler ne yazık ki, milleti “bizden” “onlardan” diye ikiye böldüler. Bölünmenin adı “dinciler” ve “laikler” oldu.

Öbür yandan Güneydoğu’da tam bir etnik kalkışma var.
Son yıllarda ortaya Kürtlük ve Türklük kavramı çıktı. Biz Türk değil Kürt’üz diye bağırıp çağıranlar, gittikçe gerçek emellerini ortaya koyup “federasyon” taleplerinde bulunmaya başladılar.

Öbür yandan ülkede “Ergenokoncular”, “Deniz Fenericiler” diye tam anlamıyla birbirlerine düşmanca bakan iki büyük grup oluştu. “Çaldıysa Müslümanlar çaldı” diyerek çok ciddi yolsuzluk iddiasını görmezden gelenlerle, Atatürkçüler, gerçek vatanseverler susturuluyor, çeşitli bahanelerle içeriye atılıyor diye feryat edenler, ciddi biçimde birbirlerine diş biler duruma geldiler…

“Hayali belgeler” havalarda uçuşurken, Türk Silahlı Kuvvetleri, tarihinde görülmemiş ölçüde çeşitli bahane ve gerekçelerle irdeleniyor, yıpratılıyor…
Öbür yandan, devletin içine ciddi biçimde sızdığı iddia edilen bir cemaatın; liderleri kanalıyla verilen fetvalar(!) açık seçik yazılıp tartışılıyor…

Bırakın Güneydoğu’da ki mayınlı arazilerin temizlenmesini, bu yollarla milletin bağrına her an patlamaya hazır mayınlar döşeniyor!..
Şu hale bakın, neredeyse TÜRK’üm demek suç olarak görülmeye başladı.
Neden, nasıl bu hallere geldik?
Ülkeyi yönetenler, kendilerinde bir nebze vicdan azabı çekecek ölçüde hata, basiret noksanlığı görmüyorlar mı?

X

Ülkemizin bu duruma geleceğini hiçbir zaman aklımıza getirmedik.
Böyle bir ülkede yaşamak, bu vatanı canı gibi sevenler için reva değil…

Doğu kapısında iktidara gelenler, Harun gibi koltuklarına otururken, aradan geçen birkaç yıl içerisinde Harun gibi mutlu müreffeh batı kapısından, “tatlı yaşamların” kucağına atılıyorlarsa, o ülkede halkın, milletin gerçek refah ve huzura ulaşması olanaklı değildir…

“Küçük insanları gölgeleri büyük görünmeye başmışsa o ülkede Güneş batıyor demektir” Bir atasözü.

X

Her şeye karşın, umutsuzluğa teslim olmak, kesin yitirmektir.
Geç de olsa, silkinmenin ve canlanmanın zamanı henüz geçmedi…
Bu ülke, Büyük Önder Atatürk’ün ve kahraman ecdadımızın bizlere emanet etmiş olduğu kutsal vatan toprağıdır.

Sonuna kadar hukuka ve demokrasiye bağlı olarak “aslanlar
Gibi” mücadele etmek ve bir gün mutlaka güzel yurdumda güneşli sabahlara, damarımızda ki asil kanla uyanmak hedefimiz olmalıdır…
Gücümüz hukuk, hedefimiz demokrasidir…
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE

BURHAN ÖZBEY

(*) Sesleniş Aylık Fikir ve Kültür Dergisi - Ulvi İzzet- Sayı:57 -2008
Sayfa: 10

 

 

Seçme Haber

Dindar Nesiller Yetiştirmek…?!

Evet ! Sn.Başbakanımız dindar nesiller yetiştireceğiz demiş...  Ateist nesiller mi yetiştirelim diye sormuş...  Sanki bunun aksi ateist nesiller yetiştirmekmiş gibi ... Aklı hür, vicdanı hür nesiller yetiştirmeğe ne oldu?

Devamı...