DSP de Yeni Dönemin İlk Ay Karnesi

DSP Kurucu Genel Başkanı Sn. Rahşan Ecevit, ‘Artık bu parti Ecevit’ lerin kurduğu parti değil’ mealinde sözler söyleyerek DSP den istifa etti.
Bana göre bu istifanın arkasında yatan en önemli nedenler; Partinin doğrultu ve tutarlılığından sapmış olması, DSP nin kurumsallaşamaması, halka açılamaması, DSP birikimlerinin har vurup harman savrularak tüketilmesi ve parti içersinde bir çok çıkar ve ahlaksızlık söylentilerinin artarak, halkın gözündeki dürüst DSP görüntüsünün ortadan kalkmasıydı. Ayrıca .Sn. Rahşan Ecevit’ in daha önce partiden üyeliğinin ve Kurultay delegeliğinin silinmesi, daha sonra bir kısım üyelerin isyanı üzerine tekrar üye yapılması da bunun tuzu biberi olmuştu. Bütün bunları görmezden gelen parti meclisi bütün etik değerleri çiğneyerek yerlerinde oturmakta ısrarlı oldular. Yeni seçilen genel başkana rahat çalışma ortamı yaratmak için gereken onurlu davranışı dahi gösteremediler. Sonuç olarak DSP Kurucu Genel Başkanı DSP yi bıraktı.
Bu günlerde Sn. Rahşan Ecevit’ in katkılarıyla ‘Ecevit çizgisinde’ yeni bir parti kurulmak isteniyor ve bunun çalışmaları da hızla ilerliyor. Hatta aldığım duyumlara göre bazı yerlerde üyelerin katkılarıyla ileride parti binası görevi yapacak lokaller bile kiralanmaya başlamış durumda.
Daha önce bu sütunlarda yeni seçilmiş olan DSP Genel Başkanının en az üç ay çalışmalarının gözlenmesi ve eleştirilmemesi gerektiğini belirtmiştim. Çünkü bu üç ayın ilk ayı, yeni Genel Başkanın kendi yönetimini oluşturması ve sağlamlaştırması, ikinci ayı, partinin kurumsallaşma ve alt yapı çalışmalarının temellerinin atılması ve üçüncü ay da partinin halka açılması için geliştirilecek yeni söylemler için gerekli görülen süreydi.
Ancak Sn. Masum Türker ne yazık ki ilk ay karnesinde düşük not aldı. Partide çalışmak için gerekli olan motivasyonu sağlayamadı. Heyecan yaratamadı. Eski yönetimde örgüt kurulunda görev almış olan ve halk tarafından seçimlerdeki başarısızlıkları tescil olunmuş kişileri üst yönetim makamlarına getirerek daha ilk günden partide zafiyete neden oldu. Bu göreve gelen arkadaşların kurultay öncesi yaptığı örgütlerin seçimlerde başarı oranı düşüktü. Bunun dışında gerek parti içi gerek özel hayatlarındaki şaibelere bir açıklık getirilemeden hemen üst yönetime atandılar. Bana göre bu arkadaşlardan örgütleri şaha kaldırmasını beklemek fazla saflık olur.
DSP için ikinci önemli nokta konuştuğum bir çok parti üyesi 'partide kalmak' la, 'Sn. Rahşan Ecevit’ in desteklediği yeni oluşuma katılmak' arasında ikilemde kalmış görünüyor. Bir çok il yönetimi ise DSP den istifa etmek için hazırladıkları dilekçeleri Sn. Rahşan Ecevit’ e sunmakla meşgul. Zaten üye sayısı çok çok azalmış ve azaltılmış olan DSP den bu şekilde ortaya çıkan toplu istifalarla ikinci bir çözülme, yeni Genel Başkanı ve partiyi son derece kötü durumlara sokabilir.
Eski bir DSP milletvekiliyle dün yaptığım görüşmede Sn. Masum Türker için ne düşündüğünü sorduğumda bana çok güzel bir yorum yaptı; Sn. Milletvekili, Sn Masum Türker’ den edindiği izlenimlerde, ‘’onun için DSP Genel Başkanlığı’ nın ve DSP nin çok fazla önemli olmadığı, sadece Genel Başkanlık ünvanının bulunmasından memnun olduğu’’ hissine kapıldığını söyledi.
Bu yorum ne yazık ki Sn. Masum Türker’in birkaç gün önce basına vermiş olduğu demecindeki ‘partiyi sağa açacağım’ ve harcamalar konusunda da ‘geçmişte kaldı’ diyerek şaibelerin açıklığa kavuşturulmadan üzerine sünger çekileceğini işaret etmesiyle uygunluk gösteriyor.
Bana göre; Sn. Masum Türker’in bu alanda başarılı olmak istiyorsa kesinlikle kılavuzlarını değiştirmesi gerekir. Sn. Rahşan Ecevit’le görüşme imkanını hazırlayarak partiyi tekrar doğrultu ve tutarlılığına sokmak için yapılması gerekenleri açık ve net bir biçimde tartışarak parti içi barışı sağlaması gerekir. Bizler gibi parti içersinde ve örgütlerde yirmi yılın üzerinde faal çalışmış kişilerin düşüncelerini alması ve tecrübelerinden faydalanması gerekir.
Çünkü Sn. Masum Türker’ e verilen üç aylık sürenin henüz ilk ayındaki karnesi kırık notlarla doldu.
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
YAZARLAR
Seçme Haber
| "Cumhuriyet Yeniden İnşa Ediliyor"! |
|
| Devamı... |


Atatürk onun en değer verdiği varlıktı. Çocukluğu ile ilgili anıları ona sorulduğunda hep anlattığı, Atatürk Büyükada’ya geldiği zaman çocukluk arkadaşı Emin Adakan’la, Atatürk’ün elini tutma ya da elbisesine deyme yarışı yapmasıydı. Bir keresinde de bunu başarmıştı
