DSP de atılacak ilk yanlış adım.......
Partimiz DSP içersinde kurumsallaşmanın ilk belirtileri olan 'Kadınlar Kolu' ve 'Gençlik Kolu' nun kurulacağı duyumlarını aldım. Gecikmiş olsa da bu, partimiz için olumlu bir gelişmedir. Ancak bu birimlerin oluşturulmasından önce bilinmesi ve yapılması gereken bazı önemli noktaları hatırlatmak isterim.
DSP içersinde bu yapıların kurulmasına en çok karşı olan kişi Kurucu Genel Başkan Sn. Rahşan Ecevit'ti. Çünkü bu yapıların zamanla, geliştikçe ve parti iktidara yaklaştıkça bağımsız ve asi birer birim olarak hareket ettiklerini defalarca yaşayarak görmüş ve parti içersindeki gruplaşmalarda önemli rol oynadıklarını fark etmişti.
Bunun dışında diğer parti büyüklerinin gençleri yönlendirmesi, partinin değil de bu kişilerin kendi çıkarına gençleri kullanması çok daha kolay olmaktadır. Bu yönlendirme sonucunda parti içinde çıkar grupları oluşmakta ve çok başlı yapılar ortaya çıkarak partiye zarar vermektedir.
Bu ve buna benzer sakıncalarının dışında, özellikle gençlerin parti felsefesi ile iyi eğitim almadıkları zaman, mahalle çalışmalarında veya diğer toplantılarda gelişigüzel ve kendi kafasına göre konuşmaları, çoğu kez parti felsefesiyle çelişen nitelikte olmakta ve parti bundan büyük zarar görmektedir.
Bu nedenlerden dolayı, partili gençlerin ve diğer üyelerin parti felsefesi hakkında bilgilendirilmesi ve özellikle mahalle çalışmalarında halka ne söyleyeceklerinin Genel Merkez tarafından önceden verilmesi çok önemlidir.
Bu birimlerin oluşturulmasında en çok yapılan hatalardan biri de Genel Merkez tarafından bir veya bir kaç Genel Başkan Yardımcısına veya Parti Meclisi üyesine Kadınlar Kolu veya Gençlik Kolu' nun oluşturulması yönünde bir görevin verilmesidir. Böyle bir görevi alan kişi, hemen kendi yakınlarına danışarak bu göreve uygun tanıdık gençleri ve kadınları, oluşturulmak istenen birimlerin yönetimine almayı tercih edecektir. Bu şekilde parti içersinde verilen görevleri başarıyla yürütebilecek, parti felsefesini benimsemiş bir çok değerli gencimiz veya kadınımız kırgın bir şekilde dışlanmış olacaktır.
Konuyu bir örnekle açmak istiyorum; Önceki dönemde bir çok yörede DSP içersinde bölgesel olarak toplanarak çalışmaya başlanan gençlerimiz, bizzat örgüt kurulu başkanı ve örgüt kurulu üyeleri tarafından 'partimizde Gençlik Kolları ve Kadınlar Kolları' yok gerekçesiyle dışlandı ve bir çoğu üye yapılmadı. Bunun yerine Genel Merkezde maalesef ne şekilde oluşturulduğunu bilemediğimiz 'Merkezi Gençlik Birimi' diye bir yapı ortaya çıkarıldı ve bu birime bir başkan getirildi. Çok muhtemel ki bu başkan parti meclisinden bir üyenin önerisiyle bu göreve getirilmişti. Oysa partide daha önceden üç Gençlik Kurultayı veya benzer Gençlik Toplantısı yapılmış ve Gençlik Kolları şeklinde görev yapacak yönetimler seçilmişti. Bu yönetimler neden seçildi. Çalışma Raporları ne oldu. Harcamaları ve bilançoları neydi, Yönetimlerin akibetleri ne oldu diye düşünürken birden DSP Genel Merkezinde böyle bir Gençlik Birimi oluşturulduğunu öğrendik. Bunun bir de ne şekilde görevlendirildiği bilinmeyen başkanı vardı. Ne yazık ki bu birim önceden bahsettiğim nedenlerden dolayı güdük kaldı. Kendisini diğer illerde kabul ettiremedi. Bir önceki Kurultayda gençler arasında yaşanan hoşnutsuzluk da bu olayın dışa vurumundan başka bir şey değildi. Zaten bu şekilde oluşmuş bir yapının gelişmesi de beklenemezdi. Bunun dışında aldığımız duyumlara göre, bu birimin başkanı DSP nin ne amaçla ve ne zorluklarla kurulduğunu bilmiyor ve Ecevit Felsefesini benimsememiş olmalı ki parti meclisinde 'Ne onursal başkanıymış, bırakın artık şu Ecevit'lerden bahsetmeyi' mealinde ifadeler sarfedebiliyordu. Daha kötüsü de o zamanda ve şu anda parti meclisinde görevde bulunan örgütten sorumlu genel başkan yardımcılarından biri de bu ifadeyi onaylar şekilde tavır takınmıştı.
Sonuç; Tepeden inme başkan seçilerek oluşturulan Gençlik ve Kadınlar Kolları, göreve getirilen başkanın yakın çevresi genişliğinde güdük kalır ve parti bundan zarar görür.
Yöneticiler her şeyi bilemez, çünkü özellikle siyasi partilerde bazı şeyler yaşanarak ve tecrübeyle öğrenilir. Bir çok şeyi de kitaplar yazmaz. Bu nedenle yeni yöneticiler için kötü olan şey bilmemeleri değildir. Çünkü bilmediğini bilen insan okur, sorar, araştırır, deneyimler ve sonunda öğrenir. Yeni yöneticiler için asıl kötü olan şey bilmediğini bilmemektir. Böyle bir durumda yönetici eski dönemin uygulamalarına ayak uydurur. Ben yaptım oldu şeklinde hareket eder. Yenilik ve devrim yapamaz. Gününü gün etmeye bakar. Bu rehavet diğer parti yöneticilerine yansır ve daha önce olduğu gibi parti inişe geçer ve zamanla sıradanlaşır.
Bu aşamada yapılması gereken; Bir an önce parti yöneticilerin tüm örgütlerde yeni üye yazılımına önem vermesi, eski küskün, kırgın ve dışlanmış üyelere kapıları açmasıdır. Daha önce partiye başvuruları yapıldığı halde kabul edilmemiş veya bekletilen kadın ve gençlerin partiye alınması gerekir. Belli bir üye birikimine ulaşıldığı yörelerde veya belli merkezlerde bu gençlerin ve kadınların ayağına gidilerek yapılacak toplantılarda Parti Felsefesi ve yöneticilik konusunda eğitimlerinin verilmesi ve içlerinde parti için çalışabilecek nitelikte olanların saptanması gerekir.
Bu eğitimi almış ve yönetim kademelerinde çalışabilecek olan kişilerin yapacağı toplantılarında kendi seçecekleri yönetim birimleri arasından belli kadınların ve gençlerin parti okulu veya başka bir salonda yapılacak eğitim toplantıları sonucunda, yine kendi aralarındaki seçimle Genel Merkeze bağlı Kadınlar Kolu Yönetimi ve Gençlik Kolu Yönetimini oluşturmaları istenmelidir. Bu şekilde seçilen Genel Merkeze bağlı olarak çalışacak üst yönetim birimi de şayet varsa veya oluşturulacak olan eğitim kurulunda görev almış bir veya bir kaç parti meclisi sorumlusu tarafından parti felsefesi, liderlik, günlük siyaset gibi konularda sürekli olarak eğitilmeli ve tüm ülkeye yayılmış olan birimlere bu bilgilerin aktarılması sağlanmalıdır.
Ne yazık ki bir çok yöremizde Gençlerimizin çalışarak oluşturduğu ve ortaya çıkardığı 'Çalışma Raporları'nın önceki dönemde Genel Merkezde hiç kimsenin ilgilenmeden çöpe atıldığına şahit olduk.
Artık bu şekilde gençlerimizin ve kadınlarımızın çalışmalarının boşa gitmesini istemiyoruz. Gençlerimizin toplantılarda masa sandalye taşımasını değil, siyasete eğilerek ülke sorunlarını ve bunlara çözüm üretme yükünü taşımasını istiyoruz. Bunun için de Kadınlarımız ve Gençlerimizin tavandan değil, tabandan örgütlenerek gelmesini istiyoruz. Bu tabandan örgütlenme parti içi demokrasinin A, B, C sidir. Bu aynı zamanda DSP nin kurumsallaşması için atılan ilk ve önemli bir adım olacaktır.
Unutmayın; atılacak ilk yanlış adım kişiyi onarılmaz felaketlere sürükleyebilir.
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
YAZARLAR
Seçme Haber
| "Cumhuriyet Yeniden İnşa Ediliyor"! |
|
| Devamı... |


Atatürk onun en değer verdiği varlıktı. Çocukluğu ile ilgili anıları ona sorulduğunda hep anlattığı, Atatürk Büyükada’ya geldiği zaman çocukluk arkadaşı Emin Adakan’la, Atatürk’ün elini tutma ya da elbisesine deyme yarışı yapmasıydı. Bir keresinde de bunu başarmıştı
