Gençlik Örgütleri

Mustafa kemal’in ‘tüm umudum gençliktedir’ sözünü biliyor olmalısınız. Genç kuşağın dışında olanlarda bu sözü söylemektedirler. Acaba bu sözün birinci derece olan muhattapları bu sözün ne kadar hakkını veriyor. Gençlerdeki potansiyel gıpta edilecek seviyede. Bu yüzden de her taraftan belli bir kesimin çatısı altına sokulmak isteniyor. Gençlerle fikirler ve düşünceler daha kolay yayılıyor.
Şimdi gençlerin nerelerde olduğunu nelerle uğraştığını kendi gözlemlerimle anlatmak istiyorum. Sağ kesimdeki öğrencilerin çoğu F tipi yurtlarda –isteyerek- kalmaktadırlar.
Dolayısıyla o görüşle ilgili inanılmaz bir bilgi depolanması gerçekleştiriliyor. Çoğunun elinde Said Nursi’nin kitapları, akşam vakitleri sohbetler ve amerikadaki dedelerinin görüntüleri eşliğinde bu ülkenin kurucu görüşlerinin altına dinamit konuluyor. Şunu da söylemek isterim ki gençler bunun farkında değiller. Bu ülkeye onlarda zarar vermek istemiyorlar ancak ülkenin kendi görüşleri doğrultusunda yönetilmesi gerekliliğine inanıyorlar. Bunun bir sonraki adımının da bağımsızlığımızın yitirileceğinin farkında değiller. Yine sağ kesimdeki diğer bir yapılanma Anadolu Gençlik Birliği. İsim çok güzel ama icraatlar bu ülkenin 80 sene önce sağladığı birlikten, dayanışmadan, aydınlanmadan, çağdaşlaşmadan çok uzak. Düşüncelerini bu ülke için savundukları söylüyorlar ama onlar da bilmiyorlar ki din kisvesi altına bürünmüş, ülkenin değerlerinin din adına yok edilmesi bizim bağımsızlığımızın, huzurlu yaşamımızın, ve değerlerimizin emperyalist devletler tarafından zayıflatılarak yok edilip kendi çıkarları doğrultusunda kullandırılacak olmasını. Ve niceleri. Bu gençlerin çoğu osmanlı devletine hayran ama sadece 3 kıtada hüküm sürmesine değil icraatlarına, o zamanki yaşamlarına ve devlet yönetimine hayranlar. Çöküş de işte bu yapıdaki eksikliklerden kaynaklanmadı mı?
Sol kesime baktığımızda Türkiye Gençlik Birliği (İşçi partililerin etkinliği çok fazla) Atatürkçülük adı altında ona en büyük zararı veren yapılanmalardanbiridir. Atatürkçülük, üye olunan kişilerin mitigten mitinge taşınması değildir. Atatürkçülük, kendisi gibi düşünmeyenlere saldırmak değil onlarında belirli bir yöntemle doğru yola çekilmesidir. Ayrışmayı yaratan en büyük etken de budur. Eğer gerçekten Atatürkçülerse üyelerine önce kemalist felsefeyi doğru bir şekilde anlatacaklar. Onun düşünüş ve yöntemlerini üyelerine anlatacaklar ama bunu yaparken özgür düşünce ortamına zarar vermeyecekler. Herkes dilediğini söyleyecek, farklı görüşlere kapalı olmayacaklar, aydınlamacı vatan, sağduyulu sevgisini korumayı ve emperyalizme karşı mücadeleyi mantıklı bir şekilde yapmaları gerekmektedir. Mantık kısmı çoğu zaman eksik kalıyor. Mesela Amerikaya karşıyız deniyor. Doğru olanın şu olması lazım, biz Amerikanın emperyalist düşüncesine ve uygulamalarına karşıyız olmalı. Diğer devletler içinde aynı durum geçerli. Tkp özellikle gençlerde çok etkili ve bu gençler ülkenin kurulu düzenine karşı çıkıyorlar. Atatürk’e karşı politikalar üretiyorlar. Ülkede devrim adı altında sosyalist düzen getirmeye çalışıyorlar. Yahu neyin devrimi ? Devrim yapılmış ya. Sen niye Atatürk devrimlerini koruyup geliştime yoluna gitmiyorsun? Zaten sosyalizm bu ülke için uygun olsaydı o zamandan Mustafa kemal onu getirirdi. Bu ülkeye niye gelmedi, çünkü bu ülkenin yapısına uygun değil ;çünkü o sistemin de çok eksik tarafları var. Güzelim Halkevleri artık 1 mayıslarda taşkınlık çıkaran, Atatürk kisvesi altında onu yıpratan uygulamaları ile anılıyor.
Şimdi de Ulusal partilerin gençlik kollarına baktığımızda en önemli tabakayı Akp’nin oluşturduğunu görüyoruz. Gerçekten de çok aktif çalışan bir örgütleri var. Ama üyeleri, ne yazık ki ülkemizin karayan yarası olan çalışmayan, araştırmayan gençlerle dolu. Bu ik bakışta iyi bir şey olarak görülebilir böyle bir yapılanma uzun süreli olmaz diye, ancak ileriye dönük düşündüğümüzde ülkemizin gençlerinin olgunlaşması açısından vahim bir durumdur. Chp ise kaç yıldır kurultayını toplamıyor. Atatürk’ün partisinin hele ki Atatürk’ün devrimlerini gençlere emanet eden bir liderin partisinin bugünkü durumu içler acısıdır. Mhp de ise ülkücü bir yapılanma ile tam amacı anlaşılamamış bir vaziyet görünümündedir. Dsp de ise Bülent Ecevit döneminde çok büyük bir etkinlik vardı. Zira Zeki Sezer döneminde de o etkinlik çok az azalsada başarılı işler yapabildi. Ancak şu anki DSP’nin Masum Türker ile ilerisini net bir şekilde görememesi bu potansiyelin azalmasına yol açıyor.
Ankara’da bir çok toplantı yapılıyor. ADD, TMMOB nin olsun diğer kuruluşların olsun, ülkenin ilerisi için çok önemli fikirlerin tartışıldığı toplantılarda hep gençlerin olmadığından yakınılıyor. Nerede bu örgütler nerede bu insanlar. Niye bu grubun öncüleri üyelerini getirmiyorlar buralara? Madem bu ülke için çalışıyorsunuz. Ben size söyleyeyim özgür düşünce ortamı bu grupların hiçbirinde etkin değil. Bağnazcılık yaratılıyor. Bu ülkenin değerlerine karşı tavırlar sergiliyorlar, tabiki başarılı olamazsanız. Bu ülkenin ve milletinin çok eksi bir geçmişi var. Kurt sembolüyle özdeşleşilmiş bu şekilde masal ve efsanelerle yüzyıllar geçirmiş bir millet. Siz eğer bu kavramı dışlarsanız, bunlar faşistlerin sembolü, bunlar gericiliktir derseniz yanılırsınız ve yanlış bir yola saparsınız. Ezan da da aynı durum söz konusu. Bu değerleri görmezden gelmeyin .
Tarihimizi iyi kavramak zorundayız. Zor durumlarda hangi ülkeler nasıl yardım ettiler, hangileri yardım eden Türk devletlerinden gelen paranın ve eşyanın yarısından fazlasına el koyup bize verdi.Bu sözüm Rus sevdalılarınaydı. Kurtuluş Savaşındaki en önemli müttefikimizdi şimdi de öyle olmalıyız diyenlere. Hangi siyasetçiler hangi devlet adamları bu ülkeye zarar vermiştir. Görüş farkı yapmadan irdelemek gerekir.
Acaba yapılan tüm darbeler insancılmıydı?1960 ihtilalini de bir devrim olarak görmemek gerekir, diğer darbelerede zemin hazırlamıştır denilebilir. İlerisi için düşünün tartışın , her şeyi bu ülke yapın.
Artık sağ sol ayrımı kalmamalı ama nedense gençlik tabakasında sağ- sol , devrimci - sağcı, solcu- ülkücü ,ayrımı büyük bir kitle ile gerçekleştiriliyor. Ama büyüklerimize bakıyorsunuz onlar da zamanında bunları yapmışlar ama yaptıklarının bu ülkeye yarardan çok zarar getirdiğini kabul ediyorlar. Ve sadece bu devlet çatısı altında ulusal bilinçle kurucu sistemimizi savunarak ilerlemeliyiz diyorlar. Bunu şu an için yapabilecek gerçekleştirebilece tek parti Dsp dir. Nasıl ki yüzde 40 ları alarak her kesimi memnun edebildiyese, ülkeye bir potansiyel getirebilmişse bunu yapabilecek şu anki tek parti DSP ‘dir. Öncelikle DSP de birleşerek ülkeyi rayına oturtmalı, belirli bir kalkınma düzeyine gelindiğinde tekrar diğer partiler alternatif yaratabillir.
Özgür YALÇIN
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
YAZARLAR
Seçme Haber
| Sahte İbadet, Alçakların Tek Sığınağıdır! |
|
| Devamı... |


Şunları yapıyorsanız, ibadet görüntüsü içerisinde olsanız da; siz tam anlamı ile günahkâr, dürüst ve namuslu olmayan, “TOPLUM MİKROBU” bir insansınız… 