AKP'lileştiremediklerimizden misiniz?
İktidara geldiklerinden bu yana 8 yıl geride kaldı. İktidarlarının başlangıç yıllarında, öğrencilik dönemlerinden kalan bir alışkanlığımı hala sürdürmekte ve geceleri kulaklıkla radyo dinleyerek uykuya dalmaktaydım. İlk önceleri bir iki taneydiler. Sonraları hızla çoğaldılar FM frekansında. İslami eğilimli bu radyoların bol bol dini ve siyasi sohbetlere yer veren ve Kuran’dan ayetler okunan yayınları hızla arttı bu süreç içinde. Bunların çok önemli bir kısmı AKP politikalarının dini sesi oldular. Son 3-4 yıl içinde kulaklarımdaki sıkıntı nedeniyle gece radyo dinlemeyi kestiğim için, şimdi ne durumdalar bilmiyorum. Ama tahmin edebiliyorum.
Bir kısmı baştan beri AKP yandaşı olsa da ulusal gazeteler içinde iyi kötü muhalefet yapabilenler de vardı ilk zamanlar. Sonra yavaş yavaş bunlar da yer değiştirmeye ve yandaşlığa doğru kaydılar.Yeni Şafak, Zaman ve Vakit kervanına “Sabah, Radikal, Haber-Türk, Star, Bugün ve Taraf” da katılarak yandaş gazetelerin başını çekenler oldular. “Hürriyet, Milliyet, Akşam, Vatan ve Posta” gibi gazeteler muhalefet yetenekleri kaybettirilip, nötr bir çizgiye çekilirken, “Cumhuriyet” bile yumuşama eğilimine girdi son birkaç ay içinde. Muhalif çizgisini her şeye rağmen sürdürebilen 3-4 gazete kaldı; “Sözcü, Evrensel, Yeniçağ ve Ulus” gibi. "Ulus" örneğinde olduğu gibi, AKP iktidarından korktuğu için reklam vermekten çekinen kuruluşlar nedeniyle bazıları çok ciddi sıkıntılar yaşamakta şimdilerde.
Gelelim televizyon kanallarına. Bir kamu kuruluşu olan Türksat’ın, Teledünya paketine bir bakalım hep birlikte: Yabancı televizyonlar, müzik, trafik, çocuk ve spor kanallarını bir kenara bıraktığımızda 40-45 Türk kanalı var Teledünya’da. Peki, hangi tabloyla karşı karşıyayız sizce? Hükümet yanlısı yayın yapan TV’ler olarak 28-30 kanal öne çıkmakta: “TRT’nin 12 kanalı, Atv, Kanal 7, Samanyolu, Bloomberg HT, Samanyolu Haber, TGRT Haber, Kanal A, TV Net, Bugün TV, Kanaltürk, Hilal TV, Mehtap TV, Beyaz TV, Dost TV, 24, Habertürk, Ülke TV, Cine5”. Aktif muhalefet yap(a)mayan ve şimdilik ortada kalmayı tercih eden TV sayısı ise 9 olup, bunlar "Show TV, Star, Fox TV, Flash TV, NTV, CNN-Türk, CNBC-e, Sky Türk, Olay TV" olarak sıralanmakta.
Peki, Teledünya’da AKP iktidarına muhalif kaç kanal var, biliyor musunuz? Yalnızca 2. Evet, yanlış okumadınız, yalnızca 2. Bunlardan bir tanesi KKTC’den yayın yapan Avrasya TV, diğeri ise Mesaj TV. Başından beri AKP’nin yandaşı ve oradan geçinen medya grupları ve yazarlar için söyleyecek çok bir şey yok aslında. Ancak sonradan AKP’lileşenlerin macerası çok daha ilgi çekici olsa gerek. Özellikle ekonomik krizler ve siyasi manevralar sonucunda iflasa sürüklenen bazı büyük medya şirketleri, siyasi iktidarla bağı olan yandaş gruplara TMSF kanalıyla aktarılarak AKP’lileştirildi. Bir kısım büyük medya patronları ise üzerlerine devletin vergi memurları salınarak sindirildi ve sektör değiştirmeye zorlandı. Patronlar bu şekilde sindirilir ya da susturulurken, muhalif yazarlar ve yorumcular için de farklı yöntemler kullanıldı. Kimi jöleli ekonomi yorumcuları ve köşe yazarları "Ergenekon korkusu" salınarak; kimisi ise TMSF’nin elindeki kanallar, TRT ve yandaş kanallar üzerinden nemalandırılmak yoluyla AKP’lileştirildi.
Demokrasiden ve demokratlıktan söz eden AKP’lilere ve de başbakana bir sorun bakalım tüm bunların anlamı nedir? Gerçi yanıtları hazır: "İktidarın özgür basını susturmak gibi bir niyeti olamaz". İyi de özgür basın kaldı mı ki? Muhalif olan tüm kesimlerin iktidar hırsıyla susturulduğu bir demokrasi nereye mi gider? Bir başka yazımdan alıntılayarak verelim yanıtını:
“…Muktedirin iktidar hırsıyla motive olmuş bir biçimde yaşanan iktidar süreci “mutlak itaat” ile karşılanıyorsa, eninde sonunda iktidar sahibini “mutlak iktidar” noktasına götürür. Ve nihayet…“iktidar yozlaştırır; mutlak iktidar mutlaka yozlaştırır…
Taktın o maskeyi artık; yoktur buradan geri dönüş.
Etrafında yarattığın bir yalaka-yandaş sürüsü
Ve koşulsuz itaat eden koyunlar,
Sen bile inandın kurtarıcı ve kahraman olduğuna.
Ama o, öyle bir maskedir ki;
Bir gün gelir, hükmetmeye başlar sana da.
Yeşile dönüşen yüzünle kendi etrafında çılgınca dönüp,
Gözlerin yuvalarından fırlarken, haykırırsın:
“Biri beni durdursuuuuuuun!”
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
Ulus Gazetesi, 10 Ocak 2011
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
YAZARLAR
Seçme Haber
| Tayyip Bey, Ne Zaman, “Otoriter Bir Rejim Yok” Dese, O Zaman “Otoriter İşler” Oluyor! |
|
| Devamı... |




Evet, Tayyip Bey, ne zaman, “Türkiye’de otoriter bir rejim yok” dese ya da benzeri bir şey söylese, o zaman “otoriter işler” oluyor! Nitekim, İran dönüşü yaptığı açıklamada da, “Burada (Türkiye’de) totaliter bir rejim yok, otoriter bir rejim yok” dedi.
