1. Skip to Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer>

Edepli Yazılar… (13) (*)

Yazdır E-posta

Nurettin Kurtuluş - 25 Ağustos 2011

Edepli Yazılar… (13) (*)

Bilim-felsefe ve ilim meselâ larla geçiştirilemez.
Vardır ya da yoktur.
“Mış” larla “muş” larla bilim-felsefe-ilim üretilemez.

Bilge insan üretendir, bilmedikleri-bilemedikleri üzerinde çalışır kafa yorar duygularıyla değil mantığıyla deneyimlerle doğruyu bulur ve anlatır-yazar.
Güven kazanır, toplum er ya da geç bilgeyle buluşur yolunu birleştirir…

Bilgi bezirgânlarından Bilge olmaz, alıntılarla uğraşır. Hele okuduğu dua kendi dilinde bile olsa anlamını çıkaramaz kendince uydurur durur. Dedikodu-lâfazanlık O’nun en yoğun malzemesidir…

Hurafeler sadece dinde değil, siyasette de-yaşamın her aşamasında da vardır, görülür…

O-bu-şu demiş ki der, çoğu zaman da içine birkaç eklenti yaparak kendine mal eder, zamanla kendi de inanır. Akıl hocalığına soyunur…

Olmamış şeyleri olmuş gibi, söylenmemişleri söylenmişçesine anlatarak toplumun kafasını karıştırır. Herkes söylediklerinde O’nu, O ise kendini göremez…

Bu durum ise Bilge’nin yoluna safsatalar döşeyen bilim-felsefe-ilim-siyaset ve din bezirgânları toplumsal kargaşayı yaratır…

Bilge insan umut dağıtır-huzur verir-doğruyu güzeli ve gülmeyi öğretir…

Bezirgânlar ise kötümserlik-karamsarlık ve korkuyla toplumu hizaya sokmaya çalışır, düzene-sisteme biat etmeye çağırır…

Marionette (Kukla) gibi, ipimiz çekilip oynatılıyoruz”
Horatius (Romalı Şair 8 Aralık M.Ö. 65 – 27 Kasım M.Ö. 8)

***
Olanlarla olmayanlar, yapılanlarla yapılmayanları karşılaştırmalı.
Sonuçta ortaya nelerin çıktığı bulunmalı.
Doğrular-yanlışlar ve eksikler yani…

Doğrular; üzerinde daha fazla çalışarak yanlışlar ve hatalara karşı güvenli-mükemmel bir duruma getirilir ve rafa kaldırılmaz!

Yanlışlar-eksikler doğruların yanına taşınıncaya dek “iğne ile kuyu kazılırcasına” “posteki sayılırcasına” sabırla ve titizlikle uğraşılır.

Bunlar yaşamın temel kurallarından biri ve en önemlisidir.

İlkeli ve kurallı yaşanarak yanlışlar ve hatalar en aza indirgenebilir…

Kusursuz olmak mümkün değildir, fakat kusurları kabul etmemek gibi bir kompleks egoistlik haline dönüşebilir böylesi durumlar topluma da yansır ise o topraklarda yaşamak farkına varılmayan-varılmak istenmeyen işkence haline dönüşebilir…

İlkesi günü kurtarmak olan bireyler ve toplum sonuçta maddi ve manevi işgale uğrar, bundan kurtulmak ise tesadüfe kalır ya da diğer işgallere boyun eğilir!

Yani; yönetmeyen yönetilir…
Bilge insan korkmaz, çünkü yaptığı-söylediği-yazdığı her şey doğrudur.
Özellikle siyaset Bezirgânları ise çekingendir-korkaktır.
Korkularından korktukları için de “Korku İmparatorluklarını” kurarlar…
HERKES YERİNE
Nurettin Kurtuluş
Edepli Yazılar 13’den önce 14’ü göndermişim ve yayınlandı özür dilerim…

 

Seçme Haber

Çık, Çıkabilirsen İşin İçinden…

60’lı yılların ortalarında  (ki 27 Mayıs 1960 sonrasında askerin, yönetime karışmasıyla gerçi ne değişti ?... MENDERES gitti DEMİREL geldi, 12Eylül 1980 sonrasında da DEMİREL’in gidip, ÖZAL’ın gelmesi gibi…Ne fırıldaklar dönmekte sürekli Asker-Hükümet işleri ve ABD arasında ?...

Devamı...