CHP Alternatif Oldu mu? (3)
Başta CHP olmak üzere Sol’un büyük bir bölümü bugünkü iktidardan kurtulmak, yerine geçmek erke talip olmak istiyor, talep ediyor. Asıl hedef düzendir, düzen olmalıdır.
CHP, düzene karşı toplumun taleplerini karşılayacak yeni bir siyasi yapılanmadan bugünkü iktidarın politikasından farklı neler üretiyor, nelerden bahsetmiyor?
NATO-USA-AB-IMF-DB gibi emperyalist odaklardan yana tavır koyuyor, yandaşlığa devam diyor.
Peki, değişen nedir?
CHP’deki iktidar değişikliği midir?
Bu değişiklik ülkenin antiemperyalist gelişimine yeterli midir?
Bugüne dek gelen geçen düzen iktidarları-partileri USA ve AB İmparatorluklarının dayattığı toplumsal ekonomik ve sosyal Barış’ı yok eden, siyasal-politik-ekonomik projeleri, reformları (!) yerine getirirken CHP bu düzene seçenek midir?
Mümkün değil.
Yoksullara-işsizlere-emekçilere-açlara-emeklilere huzur ve refah sağlayacak Barış ve Özgürlüğe yürünecek dingil (eksen) değişecek mi?
Şu andaki görünümüyle mümkün değil.
Bugünkü iktidar karşıtlığı düzen karşıtlığı olmadığı sürece bu dingil (eksen) böyle girmiş böyle de döner dururuz.
CHP’nin Sol’a karşı tutumu diğer burjuva partilerinden farksızdır, Sosyalistler-Devrimciler O’nlar için uzak durulması gereken düşmanlardır, öyleyse ortanın sağında bulunan CHP’nin değişim rüzgârı bu durumda geçersizdir.
Kemal Kılıçdaroğlu’nun Parti Başkanı olmasıyla birlikte birçok eskiler, küskünler geri dönmeye başladı.
Değişen nedir eskiyle?
Bunlar, Baykal küskünleri miydi, CHP küskünleri miydi?
Düzenle kol kola yürüyen ve yürüyeceği görünen CHP ve yeni başkanları Kılıçdaroğlu ve de kurmayları neyi değiştirecek?
Değişen nedir?
Başkan mı, siyaset mi-politikalar mı?
Bu geri gelenler neyi değiştirecek-neyi düzeltecek?
Eskiyle yeni arasında fark olacak mı?
Asıl küskünler dışarıda?
Milyonlarca küskün seçmen var.
Bekliyorlar ve soruyorlar?
Ne soracaklarını da biliyorlar.
Özellikle, 12 Mart devamı 12 Eylül Faşizmiyle başlayan ve devam eden serbest piyasa ekonomisi-işbirlikçi-gerici-anti sosyalist-devrimci karşıtı politikalarla ülkenin bu duruma gelmesi, yani siyasi-ekonomik olarak emperyalizme tam bağımlılık sorulacak-sorgulanacaktır.
Verilecek yanıtlar milyonlarca küskünü tatmin edecek midir?
Bu durumda seçenek USA ve AB İmparatorluklarının vereceği karardır!
Siyonizm’in kuklası USA ve AB’nin tayin ettiği İktidarlar görevini (!) doldurduğu ve yerine seçenek bulduğu yeni/lere ülkeyi devredebilirler.
Fakat dingil (eksen) değişmemek kaydıyla!
Emekçilerin-ezilenlerin iktidarı gelmediği sürece Ali-Veli, Veli-Ali tombalasıyla uyutulan toplum olmaya devam edilecektir.
Umut; dağlarına bahar geldi memleketimin…
HERKES YERİNE
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
YAZARLAR
Seçme Haber
| Demek ki Bunlar Bu İşi Beceremiyor! |
|
| Devamı... |




AKP’liler anayasa ile yatıp anayasa ile kalkıyorlar. “2012, Anayasa yılı olacak” diyorlar. Anayasa değişikliğiyle ilgili en ufak itirazı olanları ise “statükocu” olmakla suçluyorlar. Zaten AKP’liler ne yapıyorlarsa, hep, yüzyılın icadı (!) olan “ileri demokrasi” adına yapıyorlar.
