CHP Alternatif Oldu mu? (1)
Yıllardır, özellikle son sekiz yıldır Sağ’a karşı alternatifsizlikten yakınan Sol seçmen CHP’nin 33. olağan kurultayındaki Kemal Kılıçdaroğlu coşkusuyla biraz rahatlamış görünüyor. Çok partili dönemde tek başına iktidar olamama acemiliğindeki ve muhalefette kalmayı adeta gelenek haline getiren CHP, Kemal Kılıçdaroğlu Başkanlığında başladığı iddia edilen değişim rüzgârıyla erke talip olduğunu açıkladı…
İktidara tek başlarına talip olduklarını seçmenlere anlatmak ve O’nların oylarını talep etmek için yurt sathına yayılan Kılıçdaroğlu ve yenilenen kadrosu (!) CHP’nin yeni programı yayınlanmadan önce neler yapacaklarını-yapmaları gerektiğini söyleyerek nabız yokluyorlar.
Deniz Baykal’ın Başkanlığı süresinde Sosyal Demokratlığın yüzyıldır bilinen teslimiyetçiliğini yürürlüğe koyarak iyice gerileyen ve sağa kayan, Sol’u karşısına alan CHP toplumsal rüzgârı kabul ederek-benimseyerek SOL’un (Sosyalistlerin olmayabilir) çatı partisi olabilir mi?
Türkiye’nin birikmiş olan çok önemli sorunlarını SOL olmadan Sosyalistler olmadan çözmek hattâ iktidara gelmek mümkün müdür?
Kemal Kılıçdaroğlu CHP Başkanlığına seçildi, Lider olabilecek midir?
Bunun yolu, yani lider olabilmenin yolu önce Sol ve Sosyalist kanadı saflarına katmasıyla, olmazsa O’nlarla en sıkı ve sıcak ilişkilere girerek toplumun yüzde yetmişini kucaklamasıdır.
Sağ’ın; eğer gerçekçi olabilecek araştırmalara bakacak olursak ve son yıllardaki seçim sonuçları analiz edilirse oy oranlarının yüzde on barajı sebebiyle yüzde otuz civarında olduğu görülecektir…
CHP 33. Olağan Kurultayında Kılıçdaroğlu yetmiş dakika süren konuşmasında herkesin bildiği-söylediği-dert yandığı-şikâyet ettiği konulara değindi, coşku yarattı sevgi kazandı.
Konuşmasındaki ana başlıklarda:
Zonguldak’taki kapitalizmin yarattığı felâkete değinerek, iş sağlığı ve iş güvenliği nedir, biz onlara öğreteceğiz. “CHP iktidarında taşeronluğu tamamen gömeceğiz.” eklemsini ise unutmasın iktidara gelinirse toplum bu vaadi takip edecektir, sorgulayacaktır.
Rüşvet-hırsızlık-hukukun-demokrasinin katledilmesi-işsizlik fonunun nerelere aktarıldığı gibi soruların yanıtını da yine bu toplum bekleyecektir.
Vaatlerin pratiğe geçirilebilir olması çok önemlidir.
Ceklerle caklarla bu toplum çok uyutuldu.
İşsizliğe nasıl çare bulunacak?
İstihdam nasıl yaratılacak?
AB İmparatorluğu için hep bildik; çabuklaştırma-uyum sağlama gibi dışa ekonomik ve siyasi bağımlılık söylemleriyle bugünkü iktidardan farklı olmamak iktidar yolunu açar mı?
Özelleştirmenin nelere mal olduğunu bilen seçmen bunun karşısında “neler yapacaksınız” sorusunu gündeme getirecektir, yanıtınız ne olacak.
İşsizlik-yoksulluk-açlık için üretilecek formüller lâfazanlıkla değil gerçek-ciddi uygulanabilir, kaynakları gösterilebilir olmalı.
Dışa tam bağımlı ülkenin tüm bu sorunların-yüklerin altından kalkabilmesi için şimdiye dek uygulanan siyaset ve politikaların tamamen değişmesi kaçınılmazdır, toplum “ha Ali Veli-ha Veli Ali” dememelidir.
İstikrarsızlığın sonu istikrarsızlığın başlangıcı olmamalıdır.
Peki, Toplumsal Barış için neler söyleyeceksiniz? İnandırıcı ve güven verici olabilecek
HERKES YERİNE
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
YAZARLAR
Seçme Haber
| "Cumhuriyet Yeniden İnşa Ediliyor"! |
|
| Devamı... |




Atatürk onun en değer verdiği varlıktı. Çocukluğu ile ilgili anıları ona sorulduğunda hep anlattığı, Atatürk Büyükada’ya geldiği zaman çocukluk arkadaşı Emin Adakan’la, Atatürk’ün elini tutma ya da elbisesine deyme yarışı yapmasıydı. Bir keresinde de bunu başarmıştı
