1. Skip to Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer>

Kapitalizmin Makyaj Takımı…

Yazdır E-posta

Nurettin Kurtuluş - 13 Nisan 2010

Kapitalizmin hizmetindeki yönetici siyasilere-politikacılara-kendilerine yarar yasa koyuculara hukuk teslim edilemez.

Yargı ve hukuk; Adaletten-Haktan yana taraflı olanların onu bilen bilgelerin elinde-yönetiminde kalmalıdır.
Herkesin kendi işini yapma yükümlülüğü Anayasada belirtilmişse yargının dışında kalanlara Yargı ve Hukuk peşkeş çekilirse Devlet yanlış ellerdedir, batmaya-bitmeye mahkûmdur…

Kapitalist düzenin partileri iktidarda iken her şeyleri kendi tekellerine-kontrollerine almaya çalışırlar. Ekonomi O’nların ve O’nları tepeye taşıyanların yani yandaşlarının egemenliğine geçirilir. Bu sadece Türkiye’ye özgün bir durum değildir. Türkiye zaten her şeyde olduğu gibi bunda da örneğini dışarıdan alır, dışarıdakiler dikte eder içerdekiler pratiğe geçirir. Birdenbire zenginler ikiye üçe katlanır, mantar gibi çoğalırlar. Tabii ki yoksulluk-işsizlik-açlık da…

İktidar dışındaki partiler ise “ilerde benim de işime yarar” düşleriyle, sözde muhalif görünürler makyajlayarak aynı sahnede oyunlarına devam ederler…

Dün ve bugün tarihte Sağ’ın-Sol kıyıcığındaki ilkesiz-uzlaşıcı-uzlaştırıcı-değişimci Sosyal Demokrat Parti/ler bizde ve dünyada düzene sağladığı destek, erktekileri ve emperyalizmi alabildiğine güçlendirmiş, kalıcılaştırmıştır…

Dışa bağımlı bir ülkenin burjuva partileri kapitalizmin makyaj takımı değil midir?

İşçinin-emekçinin-yoksulların ve tüm kesimlerin temsil edilmediği, kapitalistlerin hizmetindeki, sözde halkın vekillerinin bulunduğu bir meclis “milli iradenin” sesi ve sözü olamaz.

Neden yüksek seçim barajları konmuştur? 
Bunun yanıtı Meclisteki yansımasıyla bulunabilir.
O tuzu kurular işsiz-yoksul-açların-ezilenlerin sıkıntılarını yüreklerinde hissedemezler.

O tuzu kurular niçin dokunulmaz olurlar, O’nları koruyan yasaya neden itiraz etmezler?
Anayasa Madde 83:
(…) Seçimden önce veya sonra bir suç işlediği ileri sürülen bir milletvekili, Meclisin kararı olmadıkça tutulamaz, sorguya çekilemez, tutuklanamaz ve yargılanamaz. Tekrar seçilen milletvekili hakkında soruşturma ve kovuşturma, Meclisin yeniden dokunulmazlığını kaldırmasına bağlıdır.

Anayasa Madde 76
Taksirli suçlar hariç toplam bir yıl veya daha fazla hapis ile ağır hapis cezasına hüküm giymiş olanlar; zimmet, ihtilâs, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı suçlarla, kaçakçılık, resmî ihale ve alım satımlara fesat karıştırma… affa uğramış olsalar bile milletvekili seçilemezler.

Bu 76. maddeyi kapsayan yüzlerce dokunulmazlık dosyası Mecliste “milli irade” adına mı bekletiliyor dokunulmazlar tarafından?

Bunun yanı sıra işçinin-işçi sınıfının sınıf bilincine varamaması-vardırılmaması sendikaların tepesinde oturan kravatlı oligarşinin düzenle, kapitalistlerle olan işbirliğinin sonucudur.

Böylece, yapılan her türlü yasal yığınsal olan olmayan hak arama eylemleri düzeni etkilemez ya da bastırılır.
İşçi sınıfı-tüm ezilenler ve temsilcileri Siyasi İktidarı talep etmediği bu bilinci yakalamadığı sürece bu sömürü düzeni sürer giderken, hayal edilen Barış yerine Savaşlarla insan düşmanlıklarıyla milliyetçilik-şovenizm-ırkçılık serumları enjekte edilmeye Kapitalizmin Makyaj Takımı tarafından devam edilir.
HERKES YERİNE

 

 

Seçme Haber

Media diyor ki; 4 Nisan günü 12 Eylülcüler yargılanacakmış...

Bugün 12 Eylülcüler'i, 12 Eylül anti-demokratik kargaşasını yaratanları yargılama günüymüş... İşit de, inanma !... Duy da, kanma !... Son yıllarda yaşadığımız "ileri-demokrasi" düzeni, siyasetle,

Devamı...