1. Skip to Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer>

Çalışan Diplomalı Biri!

Yazdır E-posta

Nurettin Kurtuluş - 13 Ocak 2010

Damat Sabah Paşada yazmak-hele köşe yazarı olmak ne demektir?

Bilge olmak mı-bilgili olmak mı-okuyup da adam olmuşluk mu-bir baltaya sap olmak mı?

Yoksa baltanın sapı mı olmak?
Balta sap olamayacağına göre!

Damat Sabah Paşada sap olmak Genelkurmayda sapsız balta olmaktan daha evladır!

Hele bir de yarım sakal bırakıp patates çuvalı gibi şişkinsen doymak bilmezsin, aradığın ve bulduğun yer KAYDIN olarak AYDIN değil PİÇKURUSU demeye hak kazandığını sanırsın…

Nassossa balta var ha babam keser, keser besler seni! 

Onurlu bir işsiz onursuz bir çalışan eşekten daha farklıdır.

Tabii ki “kendini ve kentini sorgulayan” olduğu sürece…

O sorgulayan onurlu çocuklar sadece “inekleyenler değillerdir” okuyarak, doğruları da okuyarak yalanları-yanlışları bilerek ve haklı olarak sorgulayanlardır…

Bu Okuyan Anadolu Çocukları:
Tüm okullarda okutulan Resmi Tarih bir taraftan herkesi beylere, egemenlere ve düzene-resmi ideolojiye biat etmelerini sağlamaya çalışırken diğer taraftan insanları birbirlerine düşman etmeyi reddedenlerdir…

Bu çocuklar düzenin “piçkurularına” da  "Avrupa Birliği'nin ne olduğunu” bilerek anlatmaya çalışanlardır…

Aşk olsun size çocuklar aşk olsun…
Sorunları/nı bir tarafa bırakıp da “kantinde kızlarla kakara kikiri yap, sinemaya git, çay iç, ne halt edersen et” diyenler efendilerinin çalışan eşekleri olmayı hak ederler, onurlarını çanakları dibine damlatırlar…

"İkinci Dünya Savaşı'nda Türkiye'nin dış politikasını özetleyiniz"... Son sınıf sınavı bu, bizim okulda ancak üçüncü sınıf bilgisiydi... Öğrencinin yanıtı tek cümle: "İkinci Dünya Savaşı'nda Türkiye, Atatürk'ün önderliğinde zaferden zafere koşmuştur!"... Bu hayvan birkaç ay sonra okulunu bitirdi, ortalıkta diplomalı siyasal bilimci diye dolaşıyor, belki "hariciyeye" bile girmiştir...

Doğrudur evet doğrudur senin tabirinle o hayvan asıl “piçkurusu” olanların ta kendisidir…

“Kendini ve Kentini sorgulamayandır”…

1980 Faşizmiyle korku çemberi içine alınan ve resmi bilgilerin dışında okumaları adeta yasak edilen gençlik artık o günleri geride bırakmanın boyunlarının borcu olduğu bilincindedir…

Okuyorlar ve görüyorlar.

Görüyorlar bilerek-bilinçli olarak yapılması gerekeni yapıyorlar…

Korkunun ecele faydası olmadığını biliyorlar…

Korkularından korkanlar ise “piçkurusu diyerek” korkularından kurtulmaya çalışıyorlar…

Keser Döner Sap Döner Gün Gelir Hesap Döner…

Aile içi eğitim aldığı belli olan bu “kaydın” düzene çalışan eşekler “piçkuru olmamak için” efendilerinin kalemleri oluyor…
HERKES YERİNE

 

 

Seçme Haber

"Cumhuriyet Yeniden İnşa Ediliyor"!

Atatürk onun en değer verdiği varlıktı. Çocukluğu ile ilgili anıları ona sorulduğunda hep anlattığı, Atatürk Büyükada’ya geldiği zaman çocukluk arkadaşı Emin Adakan’la, Atatürk’ün elini tutma ya da elbisesine deyme yarışı yapmasıydı. Bir keresinde de bunu başarmıştı

Devamı...