1. Skip to Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer>

İşbirlikçilere Karşı Güç Birliği

Yazdır E-posta

Güvercinevi - 28 Aralık 2003

Bir grup yurtsever Kadıköy Belediyesi ile Avrupa Topluluğu Komisyonu arasında imzalanan  “İnsan Haklarının Korunması ve Demokrasinin Güçlendirilmesi için Türk Toplumunun Sosyal Aktörlerinin İşbirliği” sözleşmesine karşı; “Yurtseverlerin Güç Birliği”ni sağlamak amacıyla toplandı.


AB’den fon almak için gizli ve karanlık sözleşmelere imza atanlar karşı ulus devletimizi korumaya kararlılığını dile getiren yurttaşlar, Kadıköy Belediyesi ile Avrupa Toplulukları Komisyonu arasında imzalan “hibe” sözleşmesinin felsefesini ve içeriğini tartıştı.


AB ile Kadıköy Belediyesi arasında yapılan hibe anlaşması ile ilgili olarak 4 önemli konuda  toplanan eleştiriler yapıldı:


1- Yerel yönetimlerin “ulusal denetim kurumları”nın denetimi dışında yurt dışından “sosyal içerikli konularda eğitim” vermek amacı ile hibe sözleşmesi imzalaması sakıncalıdır.

2- Yerel yönetimlerin, ulusal düzeyde insan hakları ihlallerini denetlemeye ve yurt dışına raporlamak konusunda yetkileri yoktur.


3- Eğitim, ulusal birliğimizin en önemli kurumudur. Belediyeler, Eğitimde Birlik  ilkesini çiğneyemez.

4- Belediyeler, yurt dışı bir kurumla gizli yazışma ve belge düzeni içinde olamaz.


Konuşmacılar hibe sözleşmesinin içeriği ile ilgili olarak aşağıdaki unsurlara değindiler:


* Sözleşmenin bütünü dikkatle incelendiğinde, amacın bir takım “kurban” grubun durumlarını iyileştirmek yerine, “Türk toplumunun sosyal aktörlerinin işbirliğini gerçekleştirmek” olduğu görülür. Bu amaç sözleşmede birçok kez vurgulanmaktadır. Gazeteciler, avukatlar, öğretmenlerden devşirilmiş bu misyonerlerin Türk kamuoyunu AB politikaları lehinde etkilemesi amaçlanmaktadır. Verilen hibenin tamamının bu misyonerlerin ücretlerinin ödenmesi, mesleki ve toplumsal kariyerlerinin geliştirilmesi ve aralarında güçlü bir dayanışma oluşturup, lobi faaliyeti yapmak üzere harcanacağı anlaşılmaktadır.

AB’nin maddi gücünü kullanarak KKTC’yi nasıl ikiye böldüğünü hepimiz izledik. KKTC’de AB fonları kullanılarak yürütülen misyonerlik faaliyetlerinin, toplumdaki mağdur kesimlerin sorunlarını kullanarak, kendi devletinin egemenliğini hiçe sayan bir muhalefete dönüştüğünü biliyoruz.
 
* Sözleşme, Türkiye dışında hazırlanmış bir metnin kötü bir çevirisinden ibarettir. Çok açıktır ki, bu metnin hazırlığında Kadıköy Belediyesinin katkısı yoktur.

* Sözleşme metni bütünlükten yoksundur. Bu bize Türkçe’ye çevrilirken bazı maddelerinin Türk kamuoyundan gizlenmek amacıyla çıkarıldığını düşündürmektedir. 

Sözleşmede sık sık atıfta bulunulan 10 ve/veya 20 kurban grubundan, özürlüler, emekçi kadınlar ve seks işçileri dışındaki grupların hangileri olduğunun saklanması bu yargımızı güçlendirmektedir.

* Sözleşmede yer alan;

...geçen raporların ve kendilerine gizli olarak verilen belgelerin, bilgilerin veya diğer malzemenin gizliliğini korumayı taahhüt eder...

...Türk ve Türk gerçeğine odaklanmadan kaçınmak...

...fahişelikle ilgili destekleyici kanunlar ve politikalar...

...polis şiddetine karşı kendilerini koruyacak duruma geleceklerdir...

gibi ifadeler bizi rahatsız etmektedir. Bu kamuoyuna açıklanmalıdır.

* Sözleşmede ile ilgili kaygılar tarafından kamuoyunun bilgisine sunulduğu günden beri, Kadıköy Belediyesi ve söz konusu projede yer alacağı duyurulan bazı gazeteci ve politikacıların, kamuoyunu aydınlatma ve bilgilendirme yolunu seçmek yerine, suçlayıcı ve saldırgan açıklamalar yapması kaygı ve kuşkularımızı arttırmıştır.

Avrupa Birliği’nin Kadıköy Belediyesi ile imzaladığı hibe sözleşmesi, KKTC’de oynanan oyunları bir benzerinin de Türkiye’de oynanmaya başladığının somut göstergesidir. Ancak, sözleşmenin özensiz bir şekilde hazırlanmış bir çeviri ile bir oldu bittiye getirilerek Belediye Meclisi’nden geçirenlerin karşılarında hiç ummadıkları bir direniş bulacakları kesindir. Bu sefer evdeki hesap çarşıya uymamıştır.


 “Ulusal Birlik” için  “ Güç Birliği”  oluşturmanın zamanı gelmiştir.

 

Etkinlik Takvimi

Temmuz 2010
P S Ç; P C C P
28 29 30 1 2 3 4
5 6 7 8 9 10 11
12 13 14 15 16 17 18
19 20 21 22 23 24 25
26 27 28 29 30 31 1

Seçme Haber

"Yavuz Hırsız" Rolü Oynanıyor

İktidarın yandaş yazar ve sözde aydınları, bütünüyle AKP ile Tayyip Bey’i koruyup kollamayı ve yargıyı ele geçirmeyi amaçlayan ve bu niyet anlaşılmasın diye de içine bazı elma şekerleri sokuşturulan anayasa değişikliği paketine karşı çıkanları; demokrasi karşıtı (!), darbeci (!) ve statükocu (!) olmakla suçlayacak kadar faşist olabiliyorlar.

Devamı...