TTB Başkanı: Kürtçe bilmemenin utancıyla yaşıyorum
İlk Kürt Tıp Kongresinde gerek Diyarbakır Belediye başkanı Osman Baydemir'in " "Özellikle son 80 yıl coğrafyamız açısından talihsizliklerle doludur. Bir yandan yoksulluğa terk edilen bölge halkı diğer yandan en insanı temel hizmetlerden bile kimliği dolayısıyla yararlanamamıştır. Mezopotamya Tıp Günleri ile geçmiş tarihimizle yeniden bağ kurma olanağı sağlanmıştır." sözü, gerekse TTB Başkanı Gençay Gürsoy'un "TTB, Türkiye'de bu coğrafyada bir kültür olarak, dil olarak baskı altında tutulmaya çalışılan Kürtlerin mücadelesinin içinde yaşayan bir örgüttür, "Bu 80 yıllık mücadelenin çok önemli bir aşamasına gelmiş bulunuyoruz. Bu toplantıda Kürtçe'nin bir bilim dili olarak kullanılması ile bir ilke imza atılacaktır" sözü tencere kapak misali birbirinin üzerine oturuyor. Osman Baydemir ve Gençay Gürsoy'un ifade ettiği 80 yıllık hesaplaşma "Türkiye Cumhuriyeti" ile hesaplaşmadır. Bu hesaplaşmada hekimleri temsil ettiğini savlayan TTB yöneticilerinin tuttuğu saf ortadadır. Böylesi bir anlayışın hâlâ hekim örgütümüzün yönetiminde olmasından dolayı utanç duyuyorum. Cumhuriyetimizin temel değerlerine, ulusal bütünlüğümüze, Mustafa Kemal'in aydınlanma bilincine sahip hekimlerin er ya da geç bu pervasız çıkışlara karşı gereken yanıtı vereceğine inanıyorum.
Dr. Ali Rıza Üçer
TTB Başkanı: Kürtçe bilmemenin utancıyla yaşıyorum
DİYARBAKIR (İHA) - Kürtçe ortak bir tıp literatürü oluşturmak amacıyla değişik ülkelerden yüzlerce Kürt doktorun bir araya geldiği Mezopotamya Tıp Günleri'nde konuşan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, "Dilimiz dermanımız olsun" diyerek hizmette Kürtçe iletişimin önemine dikkat çekti. İlaç firmalarına da seslenen Baydemir, "Kürtçe prospektüsler, kendi dilinde hastalığını öğrenemeyen yurttaşlar için yol gösterici olacaktır" dedi.
Tıp dilinde Kürtçe ortak bir terminoloji oluşturmak amacıyla Türkiye, İran, Irak, Suriye ve Avrupa'dan gelen 300 Kürt hekim Diyarbakır'da buluştu. Diyarbakır'da ilk kez Kürtçe kullanılarak bilim tartışmalarının yapılacağı 1. Mezopotamya Tıp Günleri Keçi Burcu'nda verilen açılış kokteyliyle başladı. Diyarbakır Tabip Odası'nın öncülüğünde gerçekleşen Tıp Günleri'nin açılışına hekimlerin yanı sıra DTP Eşgenel Başkanı Emine Ayna, Demokratik Toplum Kongresi Sözcüsü Hatip Dicle, Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, Türk Tabipler Birliği (TTB) Başkanı Prof. Dr. Gençay Gürsoy ile Türkiye'nin değişik illerinden ve Avrupa'dan gelen akademisyenler katıldı.
Diyarbakır Tabip Odası Başkanı Dr. Selçuk Mızraklı İngilizce yaptığı açış konuşmasında Diyarbakır'ın önemine değinerek, "Diyarbakır bu coğrafya içerisinde tarihsel, kültürel olarak önemi büyüktür. Kürtlerin yoğunlukta yaşadığı coğrafyanın kalbidir. Türkiye, Irak, Suriye, İran'da yaşayan Kürtlerin ortak sağlık sorunları var. Çoğu geri bırakılmışlıktan kaynaklanıyor ve hepsinin ortak yönleri var. İletişimde sorun var. Hastalar ile hekimin kullandığı dil arasında fark var. Biz bunu gidermeye çalışacağız. Kürtçe'nin, tıp literatürüne katkı sağlayacağını düşünüyoruz" ifadelerini kullandı.
Kongrenin onursal başkanlığını yapan Dr. Tarık Ziya Ekinci, Kürtçe ve Türkçe yaptığı konuşmada 1930'lardan itibaren başlayan modern hekimliğin ve Kürtlerin sosyal yaşamının değişiminin yakın tanıklığını yaptığını belirterek bu tanıklığını çeşitli örneklerle anlattı.
Ekinci Kürtlerin modern hekimlikle tanışıklığının çok geç olduğunu söyleyerek yakın geçmişe kadar Kürtlerin aşiret ve beylik biçimde yaşadığını, kendi aralarında savaşırken siyasal birlik kuramadığını anımsattı. Ekinci, "Kürtler Ortaçağ karanlığından aydınlığa geçememiş, geri bir tarım ekonomisi içersinde, genelde şehirden uzak, kırsal bölgelerde yaşamış ve bilimden faydalanamamışlardı. Yakın zamana kadar Kürtlerin arasında da epilepsiden sıtma hastalığına kadar pek çok hastalığın tedavisinde nefesi kuvvetli sahte din adamları ve muskalarla tedavi yöntemlerine başvuruluyordu. Kürtlerden hekim olmaz fikrinin yaygın olduğu bir dönemden bugün Kürtler ağır, siyasi baskılar ve engellemelere karşın kendi dili, kimliği ve kültürüne sahip çıkarak Ortaçağ karanlığından kurtulmayı ve büyük hızla aydınlanma sürecine girmeyi başarmıştır" diye konuştu.
Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, bitki örtüsü, suyu ve havası ile başlı başına bir deva olan Mezopatamya'nın fen, astronomi ve felsefede dünyaya esin kaynağı olduğunu söyledi. Tarihi kesintilerin birikimin bu günlere gelmesini engellediğini ifade eden Başkan Baydemir, "Özellikle son 80 yıl coğrafyamız açısından talihsizliklerle doludur. Bir yandan yoksulluğa terk edilen bölge halkı diğer yandan en insanı temel hizmetlerden bile kimliği dolayısıyla yararlanamamıştır. Mezopotamya Tıp Günleri ile geçmiş tarihimizle yeniden bağ kurma olanağı sağlanmıştır. Tıp biliminde doğru teşhis-doğru tedavi ilkesi siyaset için de geçerlidir. Aslında bu bütün bilim dalları için, yaşamın her alanı için geçerli bir prensiptir. Çünkü doğru teşhis beraberinde doğru tedaviyi getirir. Siyasette de bu böyledir. Bölgenin yoksulluğu ve yoksunluğu bugüne kadar doğru teşhis ve tanının konulamamasından kaynaklanmaktadır" şeklinde konuştu.
"Dilimiz dermanımızdır" diyen Baydemir, Mezopotamya Tıp Günleri'ne katılan doktorların Kürtçe'ye yeni kan vereceğini ifade ederek, "Bu kan, dilimizi, yani Kürtçe'mizi diri tutacak, kalbimize can verecek" görüşünü dile getirdi.
Baydemir, İlaç firmalarının prospektüs hazırlarken Kürtçeyi de kullanmalarını önererek, Kürtçe prospektüslerin, kendi dilinde hastalığını öğrenemeyen vatandaşlar için yol gösterici olacağına inandığını ifade ederek şöyle ekledi:
"Buradan aynı zamanda bu prospektüslerin sade ve anlaşılabilir nitelikte hazırlanmasını da bekliyoruz."
Türk Tabipleri Birliği (TTB) Başkanı Prof. Dr. Gençay Gürsoy ise Kürt asıllı bir hekim olmasına ve uzun yıllar bölgede görev yapmasına rağmen Kürtçe bilmemenin utancını yaşadığını belirtti. Gürsoy, "Yabancı dil öğrenmek için çaba sarfediyoruz. Ancak birlikte yaşadığımız, iç içe olduğumuz bir halkın dilinde sadece merhaba diyebiliyoruz" ifadelerinde bulundu.
TTB'nin Türkiye'de bu coğrafyada bir kültür olarak, dil olarak baskı altında tutulmaya çalışılan Kürtlerin mücadelesinin içinde yaşayan bir örgüt olduğunu anımsatan Gürsoy, "Bu 80 yıllık mücadelenin çok önemli bir aşamasına gelmiş bulunuyoruz. Bu toplantıda Kürtçe'nin bir bilim dili olarak kullanılması ile bir ilke imza atılacaktır" dedi.
Açılış kokteyli verilen plaketlerle sona erdi. 22-24 Ekim tarihleri arasında yapılacak ve ağırlıklı olarak Kürtçe'nin kullanılacağı kongreye Türkiye'nin değişik illerinden ve Avrupa'dan akademisyenler katılacak. Konuşmalar simültane ile Kürtçe, Türkçe ve İngilizce aktarılacak. Kongre Kültür Merkezi'nde devam edecek
İlk Kürt Tıp Kongresi "Mezopotamya Tıp Günleri" adı altında Diyarbakır (Amed) Cegerxwin Kongre Merkezinde tertip edildi. Kongre Başkanı TTB eski Başkanı Selim Ölçer "Belki de anadilimizde ilk kez bir tıp kongresi düzenleniyor. Kürtçe tıbbi pratik yapma şansımız olacak. Esas olarak gelecekte büyüyecek ve kurumlaşacak bir toplantıya öncülük edeceğiz." diyor.
Açılım, saçılım hamlelerinin peş peşe geldiği böylesi bir süreçte Kürtçe tıbbi pratik yapma şansının yakalandığı ilk Kürt Tıp Kongresine Suriye, Irak Kürdistanı (Güney Kürdistan), müstakbel Türkiye Kürdistanı (Kuzey Kürdistan) ve Avrupa'dan Kürt hekimler katıldılar. TTB Başkanı Gençay Gürsoy'da TTB İkinci Başkanı Feride Aksu Tanık ile birlikte bu seçkin organizasyonda TTB adına yerini aldı. (CHP'nin Çankaya Belediye Başkanı Bülent Tanık'ın eşi de başrollerde.....)
Eh ne diyelim, onlar ersin muradına biz çıkalım kerevetine....
Dr. Ali Rıza Üçer
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
YAZARLAR
Seçme Haber
| "Cumhuriyet Yeniden İnşa Ediliyor"! |
|
| Devamı... |




Atatürk onun en değer verdiği varlıktı. Çocukluğu ile ilgili anıları ona sorulduğunda hep anlattığı, Atatürk Büyükada’ya geldiği zaman çocukluk arkadaşı Emin Adakan’la, Atatürk’ün elini tutma ya da elbisesine deyme yarışı yapmasıydı. Bir keresinde de bunu başarmıştı
