1. Skip to Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer>

Onlara Asla Yarın Diyemeyiz, Onların Adı Bugün

Yazdır E-posta

Ayşe Gürocak - 07 Kasım 2003

Yatılı İlköğretim Bölge Okulları (YİBO) ve Pansiyonlu İlköğretim Okulları (PİO), özellikle okulu bulunmayan yerleşim birimlerinde, ilköğretim çağındaki çocuklara eğitim-öğretim hizmeti sunan eğitim kurumlarıdır. Bu okullar, zorunlu ve kesintisiz eğitimin gerçekleşmesi açısından, özellikle de kız çocuklarının eğitilmesinde önemli bir yere sahiptir.

2001-2002 istatistiklerine göre Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da 212 YİBO ve PİO mevcuttur. Bu okulların kapasitesi 85.779 öğrenci olmasına karşın, öğrenim gören öğrenci sayısı 65.989’dur. Yani, bu okullarda  yaklaşık 20 bin kullanılmayan kapasite mevcuttur. Toplam öğrenci sayısının 15.723’ü, yani yaklaşık ¼’ü kız öğrencidir. İlaveten, 12 Kız Yatılı Bölge Okulu daha mevcuttur ve bu okullarda 5.100 kız öğrenci yatılı okumaktadır.

Bu yazıda bu okulların durumunu Tunceli’den örneklerle somutlaştırmak arzusundayım. Kullanacağım örnekler, doğrudan içinde olduğum yaşam kesitleri, gözlemler, saptamalar ve çabalar. Anlatacaklarım, uzun yıllar Milli Eğitim’de öğretmen ve yönetici olarak görev yapmaktan, Tunceli’deki Milli Eğitim Müdürlüğü’nden ve milletvekilliğim sırasındaki yurt gezilerinden tanıklıklarım. Daha dün yıkılan Bingöl Çeltiksuyu YİBO, defalarca içinde olduğum Tunceli’nin Geyiksuyu Hasan Ali  Yücel, Bulgurcular YİBO..ları. Ben YİBO’lardaki  iç dünyası zengin öğretmen ve öğrencilerimi nasıl tanıdıysam öyle anlatmak istiyorum. Böylece, sizi, kilometrelerce ötedeki çocukların ve öğretmenlerin o güzel dünyalarıyla buluşmaya aracılık etmek istiyorum.

17 Kasım 1998; Pertek’te Atatürk’ün Pertek’e geliş yıldönümü, tüm kamu görevlileri ve halkın katılımıyla kutlanıyor. Sahnede benim YİBO’mun öğrencileri. Sazı onlar çalıyor, halk oyununu onlar oynuyor, tiyatroyu onlar seslendiriyor. Yani yaratıcılıklarını yaptıklarıyla ortaya koyuyorlar. Ben onları iyi bilir, iyi tanırım; gösteride sundukları yaratıcılıklarının belki 10’da biridir. İlçe Milli Eğitim Müdürü'me, “Bu akşam burada, YİBO’da kalacağım. Öğretmen ve öğrencilerle birlikte. Akşam da kendi aramızda öğrenci-öğretmen bir akşam geçiririz.” dedim. Akşam yemeğinden sonra gösteri zamanı gelmişti. Sabahki törende seyrettiğim çocuklar değildi sanki gösteri yapanlar; gözleri canlanmış, kendini özgürce ifade etmenin heyecanı sahneyi ve çocuklarımı sarmıştı. Yaratıcılıklarını tüm imkansızlıkların içinde sunuyorlardı. Umut doluydular.

Tunceli’de 9 YİBO ile 1 PİO’da öğrenim görmekte olan öğrenci sayısı, Tunceli’de öğrenim görmekte olan ilköğretim çağı çocuk sayısının yüzde 35’idir. Bu çocukların gününün 24 saati okulda geçmektedir. Terör ve yoksulluktan, bunların sonuçlarından kurtulma çabasında, Doğu ve Güneydoğu’da yaşayan çocuklarımız ve aileleri için YİBO’lardaki eğitim hizmetinin ne denli önemli olduğunu görmek ve anlatmak için “24 saat”i vurgulamak sanırım yeterlidir. Bu zamanın verimli geçirilmesi, çocukların tüm öğrenme yaşantısının titizlikle düzenlenmiş olması çok önemli ve gereklidir.

Tunceli’deki YİBO’larda öğrenim gören 3.189 öğrencinin sosyo-ekonomik çevresi ve aile durumları incelendiğinde gördüğümüz tablo şudur: 196’sının anne-babasından en az biri hayatta değildir. 1.872’sinin hem annesi hem babası işsizdir. 342’sinin annesi ya da babası işsizdir. Anne-babaların çoğunluğu da geçici işçidir. Sadece 12 öğrencinin anne-babasının ikisinin de bir işi vardır. Yani, YİBO’lardaki öğrencilerimiz, yoksul, düzenli geliri olmayan ailelerden gelmektedirler.

O halde, yoksulluk ve imkan/fırsat eşitliği açısından YİBO’lardaki çocukların durumunu özel olarak ele almak bir gerekliliktir. Bu okullarda öğrenimi sadece temel öğrenme gereksinimleri ile sınırlı bir şekilde düşünmek ve programlamak hem yeterli hem de doğru olmayacaktır.. İlköğretimin amaçlarını gerçekleştirebilme bakımından YİBO’lardaki öğrencilerin, sağlıklı yaşama, öğrenme ve araştırma, ilişki ve işbirliği, anlatım ve iletişim, öneri geliştirme ve üretim yeterliliklerinin geliştirilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle YİBO’lar da ders saatleri dışındaki zaman ve çalışmalar en az sınıfta gerçekleştirilen etkinlikler kadar değerli ve önemlidir. O halde, YİBO’lardaki,
psikolojik danışma ve rehberlik hizmetleri,
müzik dersi ve etkinlikleri,
resim-iş dersi ve etkinlikleri,
beden eğitimi dersi sportif ve kültürel etkinlikler,
iş eğitimi dersi ve ilgili faaliyetler,
büyük önem taşımaktadır.

Unutmamak gerekir ki, altı yaştan itibaren yatılı olarak eğitime aldığımız bu çocuklarımızın Cumhuriyetimiz'in değerlerine, aydınlık geleceğine, insan sevgisine, toplu yaşam kurallarına, paylaşmaya sahip çıkması ancak deneyimli, çağdaş düşünceli eğitimci ve yöneticilerle sağlanabilir. Aynı şekilde, çocukların gelişimiyle de yakından ilgilenen olmalı, bu yöneticiler. Okullarda çocukların büyüme, gelişme evrelerindeki sorunlarına ilgi gösterip destek olan yönetici, öğretmen ve sağlık görevlileri olmalı.

Yine Tunceli’den bir örnekle anlatayım. Malazgirt ilçesindeki Bulgurcular YİBO’nu ziyaret etmiş, dönüş hazırlığındaydım. Yüreğimde bir acı vardı. Sanki bu acıyı hissetmişçesine, iki kız öğrenci önüme geçti, kendileriyle sohbet etmemi istediler. Dönüş hazırlığını bıraktım, yemekhanede toplandık. Aynı şu sözlerle “Müdürüm bu okula ilk gelen yönetici sizsiniz. Siz okulu gezerken, biz sizi gerçek sahibimiz olarak gördük. Çünkü üstü kapatılmış ne kadar sorunumuz varsa tespit ettiğinize şahit olduk. Şimdi size soruyoruz: Bizler büyüyen, gelişen kızlarız. Okulumuzda ne bir doktor, ne bir hemşire, ne de bir rehber öğretmen var. Şimdi biz evdeki cahil analarımızdan öğrenmeye devam mı edelim bilmemiz gerekenleri, yoksa her yıl değişen asker öğretmenden mi?” Asker öğretmen değildi rahatsızlıkları, kendileri için geçici çözüm arayan yöneticilerdi sorguladıkları. Ne kadar açık değil mi?

YİBO ‘lardaki çocuklarımızın yüzlerini aydınlık kılacak bir eğitim seviyesini yakalamalıyız. Çocuklarımızı ana kucağı gibi sararak, çağdaş ve derin bir ilgi ve bilgiyle donatarak büyümenin güçlüklerinden ve çeşitli tuzaktan koruyup kollamalıyız. Günün 24 saatini bu kurumlarda geçiren öğrenci ve öğretmenler için sunulan her imkan, yaratılan her fırsat bu ülke içindir. Onlar, öğrencisi-öğretmeni, bu ülkenin geleceğini karartan tüm güçlere karşı, dimdik duran akıl kalkanlarıdır.

O halde düşünmeliyiz: YİBO ve PİO’larda sunulan eğitim ve hizmetlerin niteliğini geliştirmek için daha ne yapmalı? Gereksinim duyduğumuz pek çok şey bekleyebilir, çocuklar ise asla. Çünkü tam şu ara kemikleri şekilleniyor, duyguları ve akılları gelişiyor.
ONLARA ASLA YARIN DİYEMEYİZ,
ONLARIN ADI BUGÜN.


 

 

Seçme Haber

Fransızların Anadolu’dan Çekilişi

Fransızların günümüzde Ermeni davasına bu kadar büyük destek vermelerinin nedenini daha gerçekçi bir değerlendirmeye tabi tutarak anlayabilmek için Fransız- Ermeni ilişkilerinin geçmişini çok iyi bilmek mecburiyetindeyiz.

Devamı...