Ağıtları Türküye Dönüştürmek İçin
İnsanlık tarihinin pek çok dönemi aydınlığı boğmak isteyen güçlerin gölgeleriyle karartılmıştır. Gerdano Bruno’dan Jaen Dark’a, Jean Dark’tan Hallacı Mansur’a, Hallacı Mansur’dan Pir Sultan Abdal’a ve 37 canımızı kaybettiğimiz Sivas cankıyımına kadar pek çok gerici ve yobaz girişim insanlığın ortak belleğinde saklıdır. Oysa dünyanın bütün karanlıkları tek bir mum ışığını bile söndüremez… Böyle olduğu için Prometeus’ta ateşi çaldı ve insanlığa armağan etti. Güzel ellerde uygarlık, yobaz ellerde yıkım olan ateşi…
Sivas can kıyımının 12. yıldönümünde Türkiye’nin aydınlık geleceğini karartmaya çalışanları bir kez daha nefretle kınıyoruz. Kınamamız Sivaslılara ve Sivas’a değildir. İnsanlık tarihi boyunca, güneşi balçıkla sıvamaya çalışanlaradır. Yakın tarihimize kısa bir yolculuk yaparsak, Cumhuriyetimizin temellerinin atıldığı bu kentimizi ve Sivaslıları daha iyi anımsayacağız:
Yıl ,4-11-Eylül-1919 31 delege ile Sivas Kongresi yapılıyor.İstanbul Hükümeti kongreyi dağıtmak ve Mustafa Kemal’i yakalatmak için yeni atanan Elazığ Valisi Ali Galip’i görevlendirmiştir.7 gün süren kongre oldukça tartışmalı geçer. Sonunda Erzurum Kongresinde alınan kararlar onaylanır.Böylece vatanın bütünlüğü ,bağımsızlığı millet adına kabul edilmiş olur. O gün alınan ‘mandaya hayır’ kararı Cumhuriyet yönetiminin başlangıcını oluşturmuştur.
Ve 2 Temmuz1993 Sivas, o günü unutmuyorum.Yeşil sarıklı ,uzun cüppeli adamların başını çektiği güruh Sivas’ın onurlu tarihi geçmişine, şerefine, kara leke sürmek için bağırıyor ve bağırttırıyordu.
‘CUMHURİYET BURDA KURULDU BURDA YIKILACAK’ öğrenci yurtlarından boşalan genç beyinler olayın vahametini kavrama noktasında değillerdi. “Müslüman mahallesinde salyangoz sattırmayız.’ sözleri o genç beyinleri kışkırtmaya yetmişti.İslam’da sevgi vardır ,hoşgörü vardır, insan canı kutsaldır diye biliriz ve inanırız.
Neydi Sivas a gelen canların amacı? Elbette aydınlığa, çağdaşlığa sahip çıkmaktı. Çağdaşlık yolunda saz, söz, sanat ve edebiyatın her alanında yetişmiş ,Cumhuriyetin Sivas’ta atılan temellerine inanmışlardı. Bir gurup aydın ve gencin neydi suçları? “PİR SULTANI ANMAK” dı… Daha düne kadar farklı inançlarda olan alevisiyle sunnisiyle düğünlerde,cenazelerde kol kola birlikte saf tutmazlar mıydı? Sivas Kongresi sırasında Atatürk ve arkadaşları için fetva veren zihniyet elbette boş durmadı ve durmayacaktı da. İşte 1993 de yaşanan Sivas olayları bunun bir örneğidir.
2 Temmuz 1993, tarihin karanlık yüzünü temsil eden gericilerin, yobazların Sivas halkına kara çalma girişimidir. Cumhuriyet karşıtlığını çeşitli hünerleriyle saklamaya çalışan iki yüzlülere karşı bugün Sivas ta Sivaslılarla birlikte cumhuriyete sahip çıkmak için birlik ,beraberlik günü olmalıdır.
Hiçbir zaman belleğimden çıkmayan can kırımı beni ve benim gibi düşünenleri aydınlığın neferi olma yolunda elele yürümeğe kararlı kılmıştır.. Beni ve iki arkadaşımızı 2 temmuz günü saklayan kilimci Mehmet Amca olayların başlangıcında hep şunları söyledi: “Allah Allah bu yürüyüşcülerin başındakileri ben Sivas ta hiç görmedim.Onlar buralı değiller!” O, olacakları kestiren bir bilge gibiydi.Dizini dövercesine ‘Sivas a yazık olacak’ derken bir içeri bir dışarı girip çıkıyor her dakika telaşı artmış dönerek “Aman Ayşe Hanım dükkandan dışarı çıkmayın!”diyerek beni uyarıyordu.
Rengarenk giysileriyle tarlaya madımak toplamaya giden Sivas ın kızları madımak türküsüyle süslerlerdi hıdırellez günlerini. Madımak Türküleri 2 Temmuz günü ağıda dönüşmüştür. Madımak Otelinin önünde geçerken içimin çok derinliklerinde hissediyorum türkülerin ağıda dönüşmesini..Madımak Oteli et lokantası olmamalı. Gelin başta tüm Sivaslılar olmak üzere tüm yurttaşlarımızla Madımak ‘ın üzerindeki kara lekeli örtüyü kaldıralım ve madımak türküsünü ağıt gibi değil türkü gibi okuyalım.
Aydınlığın yolu dikenli, sarp kayalarla dolu… Yana yana karanlıklardan aydınlığa yan yana çıkacağız. Yana yana içimizin acısını dağlayacağız. Cumhuriyetin Sivas’ını Sivaslılarla, halkımızla, ilericilerle yeniden oluşturacağız. Gün, büyük imece günüdür. Gün, acılarımızdan umut yeşertme günüdür. Madımak Oteli değil, Madımak Müzesi diyelim ki kardeşlerimiz mezarında rahat uyusun. Sivas halkı da biz de başı dik gezelim.… Haydi dostlar, madımak Müzesine…
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
YAZARLAR
Seçme Haber
| Nurettin Kurtuluş’u Kaybettik |
|
| Devamı... |




Güvercinevi yazarlarından sevgili dost Nurettin Kurtuluş'u kaybetmiş bulunmaktayız. Çok değil bundan 1 ay önce, yazılarından dolayı "kaza"ya uğrayabilir kaygısıyla diye benden telefonumu istediğinde, "Memlekete yaşayacak adamlar gerek" diye özen göstermesini rica etmişim kendisinden.
